Önceki gün CHP ilçe kongresi yapıldı. Buna kongre demeye kırk tane şahit de azdır. Üye kayıtlarından başlanarak bir yapılanma içerisine giren teşkilat, delege seçimini, almış olduğu icazet kuralları çerçevesinde yerine getirmiş oldu. Sonra ilçe kurulu yapıldı. Yani belirlenmiş yol haritası birilerinin direktifleri doğrultusunda uygulamaya konuldu. Tek liste ile kurul yapılarak Kenan Seçkin’in görevine devam etmesi sağlandı.
Tabi İlçe kongresinde mikrofonu eline alan veryansın etti. Kime mi? Elbette ki CHP Genel Merkezine. Dolayısıyla Genel Merkezi etkileyen Faik Öztrak’a. Kongrede yaptıkları konuşmalar nedeni ile Emre Köprülü, Candan Yüceer ve Ulaş Yurdakul haksız sayılmazlar. Tahtı hümayunda oturan Faik Öztrak, her şeyin hakimi görünüyor. Zati şahaneleri adeta İlçe Başkanı, belediye meclis üyeleri ve belediye başkan adaylarını atamaya memur edilmiş. Hiç kimse onun izni olmadan adım atamıyor!
Kongrede söylenilenler aslında yenilir yutulur cinsten şeyler değil. Hoş milletvekilleri Genel Merkezin antidemokratik uygulamasından bahsetmese de il genelinde müthiş bir sıkıntının yaşandığını herkes biliyor.
Delege seçimi öncesinde Kapklı’da bembeyaz bir sayfa açılacağı sevinci ile Saim Özkan’ın kulis yaptığına şahit olduk. Ancak çok kısa bir zaman sonra Özkan ansızın ortalıktan kayboldu. Bu derece şevk ve azimle bismillah dediği yoldan dönmesine anlam vermeye çalışırken CHP için, bu çocuk adam olmaz demiştim. Sonra aynı ıstırapların kongrede milletvekilleri tarafından isyan varı bir üslupla sergilendiğini görünce meselenin çok daha vahim olduğu sonucuna ulaştım.
Şimdi CHP tabanı haklı olarak isyan ediyor. Herkese rağmen Faik Öztrak’ın dayatmalarıyla CHP ne kadar başarılı olabilir? Köprülü, “Son genel seçimde Kapaklı’da dokuz bin, Çerkezköy ilçesinde on bin oy kaybı yaşadık. Üç ilçede kongre yapılmasının önüne geçildi. Artık Tekirdağ’ı Tekirdağ’da yaşayanlar yönetsin. 1 Kasım’da AKP’nin aldığı oyların Türkiye’ye ödeteceği ağır bedeller olacaktır.”dedi.
Bana sorasınız Emre Köprülü ve Candan Yüceer kadar Ulaş Yerdakul’da kongreye damgasını vuran isimlerden biri oldu. Gençlerin özgür bırakılması, CHP’nin en güçlü olduğu Tekirdağ’da üç ilçenin kongresinin yapılmadığı, kongrelere engel olanların özür dileyerek temiz bir sayfanın açılması gerektiğinin altını çizdi. Söylenenlerin bundan sonraki süreçte etkili olacağı düşüncesinde değilim. Demokratik özelliği ile övünülen CHP, bence sınıfta kaldı. Yapılan seçimlerden çıkan sonuçlara dahi aldırmayıp kendi hegemonyasını kurma çabası içerisinde olan Öztrak, partisinin geleceğini her şeyin üzerinde telakki etmeliydi.
CHP’nin yenilenme sürecini Tekirdağ’da başaramaması ülke genelinin bariz bir şablonu olarak değerlendirilebilir. 7 Haziran seçimlerinde yara almış olan AK Parti kısa zaman içerisinde başarılı manevralarla etkili olabilecek milletvekili adaylarını siyaset arenasına sürüp 1 Kasım’ı bayram ilan etmeyi başarmıştır. CHP mağlubiyete rağmen, üyelerinin şiddetle dilemesine itibar etmeyip eski tas eski hamam yoluna devam etmeyi kafasına koymuş bir kere.
Şimdi bütün bu yaşananlara baktığımızda koltuğunu kaybetme endişesinin Kemal Kılıçdaroğlu’ndan başlayıp milletvekillerine kadar sirayet ettiği, bu korku nedeni ile partinin şahsi kaprislere kurban edildiği sonucu ortaya çıkmaktadır. Yarın birlerinin ülke adına yarınlara kaftan biçmesinin bu aşamadan sonra inandırıcı olacağını düşünmüyorum. Görünen o ki CHP nedeni ile AK Parti’nin 2071 hayalini hayata geçireceğidir.