Savaş biter ya da bitmez, onu henüz kimse kestiremiyor. Bitip bitmemesinin İran açısından çok önemli olduğu söylenemez çünkü İran’ın kaybedecek pek bir şeyi kalmadı. Köprüleri, demiryolları, okulları ve hastaneleri bile vurulmuş. İran şimdi dişe diş bir mücadelenin eşiğinde. Bu kadar çok şey kaybeden bir ülkenin bir şeylerin kaygısını taşıyacağını düşünmüyorum. Tıpkı, “Ölmüş eşek kurttan korkmaz” teşbihinde olduğu gibi…
İran’ın bundan sonra yaşayacağı dram, bu güne kadar yaşadıklarından belki de kat kat daha zorlu olacaktır ancak İran bunu göze almakla egemenliğini sağlayabilir. “Ya devlet başa, ya kuzgun leşe” Diğer türlüsünü düşünmek bile insana katlanılmaz bir ıstırap veriyor.
Ya Amerika. Onun İran’dan ne farkı var? “Açın artık Hürmüz Boğazını” diyen Donald Trump’un bu seslenişi bana göre çaresizliğin bir işaretidir. Amerika’nın da en az İran kadar zor durumda olduğu gözden kaçırılırsa savaşın kazanını şüphesiz ki Trump olur. Tarihi oldukça eski bir milletin bu psikoloji iyi tahlil edeceğini düşünüyorum.
İmkânsızlıkları da görmek gerekir, karşı tarafın gözü dönmüşlüğünü de. Ateşkes sağlanamadığı taktirde İran Halkı’nın büyük sıkıntılarla yüzleşmesi kaçınılmaz. Fabrikalar, su kaynakları, enerji santralleri belki de tarım alanları bile yok edilecek. Bu durun oldukça korkunç ve vahim. Adeta çıkılmaz bir yol. Ancak resim bütün hali ile masaya yatırıldığında ABD’nin dayattığı anlaşma şartlarının, savaşın devamı derecesinde ağır olduğu görülüyor. Mantıklı bir değerlendirme sonucunda İran’ın barış masasında kaybetmektense savaşarak bazı şeyleri kurtarmayı tercih edeceğini düşünüyorum. Kurtarabileceklerinin ilk sırasında da egemenliği gelmektedir ki bu da bir milleti devlet yapan en önemli faktördür.
Ciçero’nun kastettiği “En kötü barış, en hakIı savaştan daha iyidir” devri çoktan kapandı. Bu söz söylendiğinde devletleri akıllı insanlar yönetiyordu. Savaşın adabını bilen, onurlu insanlar… Şimdi o insanların yerinde gözü dönmüş haydutlar var. İnsanlığı yok etmeyi planlayacak kadar zırdeli. Kazanmak adına dünyayı cehenneme çevirecek derecede zavallı.
"Deli deliyi görünce değneğini saklar" sözünü bir kere daha tecrübe etme imkânı bulabildik. Hiçbir şey Venezuela’da olduğu gibi seyretmedi. ABD karşısında, özgürlük tutkunu bir millet buldu. Zaten ABD’nin anlaşma çabalarının temel nedeni de bu destansı sahipleniştir. Her şey istedikleri gibi gitmiş olsaydı savaş bitmiş, İran’ının yeraltı kaynakları çoktan ABD’nin hazinesine irat kaydedilmiş olurdu.
Dahası mı? Dahası artık Trump, Meksika'yı uyuşturucu kartelleri yönetiyor.” “Kolombiya hasta bir ülke ve hasta bir adam tarafından yönetiliyor" söylemlerine veda etmek zorunda. İran’ın bundan sonraki süreçte de dik duruşu, pek çok devletin varlık nedeni, ABD’ninse sonunu hazırlayan faktör olarak tarihte yerini alacağına inanıyorum.




















