12 Ekim 2021 tarihinde Türk-İş ile MESS arasında başlatılan 2021-2023 Grup Toplu İş Sözleşmesi uyuşmazlıkla sonuçlandı. Teklif ettikleri ortalama % 30’a yakın zammın MESS tarafından kabul edilmemesi nedeniyle Türk Metal Sendikası ülke genelinde eylem kararı aldı. Eylem kararı gereğince Kapaklı ve Çerkezköy şubeleri tarafından Çerkezköy'de ortaklaşa protesto mitingi düzenlendi. Yüzlerce işçinin bir araya geldiği mitingde konuşan Türk Metal Sendikası Çerkezköy Şubesi Başkanı Murat Koçak, sundukları tekliflerin kabul edilmemesi durumunda işi yavaşlatma eylemiyle başlattıkları protestoların, greve kadar uzanabileceğini söyledi.

Çerkezköy Kent Park'ta bir araya gelen Türk Metal Sendikasına bağlı işçiler, ortalama % 30’a yakın zam tekliflerinin MESS tarafından kabul edilmemesini protesto etti. Türk Metal Sendikası Çerkezköy Şube Başkanı Murat Koçak konu ile ilgili basın açıklaması yaptı. Açıklamasında işçilerin sesine kulak verilmesi gerektiğini belirten Murat Koçak, "Bugünlerde, bütün fabrikalardan, alanlardan, sokaklardan, şehir merkezlerinden, emeğin sesi yükseliyor. işçinin emekçinin, yiğit Türk Metallilerin sesi geliyor. Dinleyin, duyun bu sesi. Bakın ne diyorlar? Diyorlar ki; artık yolun sonuna geldik, artık bıçak kemiğe dayandı. Bugüne kadar ölümüne çalıştık, şimdi hesap zamanı diyorlar. Bizi duymazdan gelenler duyana kadar haykıracağız. Ölümüne çalıştık, şimdi kazanacağız. Vallahi de kazanacağız, billahi de kazanacağız" dedi.
"ŞİMDİ DE BİZ KAZANACAĞIZ"
Türk Metal Sendikasına bağlı işçilerin ölümüne çalıştıklarını ifade eden Başkan Murat Koçak, "Evet kardeşlerim, kazanacağız. Çünkü biz, kimsenin sokağa çıkamadığı günlerde, tam kadro tezgâhımızın başındaydık. Durmadan dinlenmeden çalıştık. Salgını hiçe saydık. Ölüme meydan okuduk. Salgının en ağır günlerinde bile çalıştık, ürettik, kazandırdık. Şimdi zamanı geldi. Şimdi de biz kazanacağız, biz" diye konuştu.
"İHRACATI OMUZLAYANLAR KAZANACAK"
Murat Koçak açıklamasına şöyle devam etti: "Türkiye’nin dört bir yanındaki fabrikalarda alın teri dökenler…Çerkezköy’ü, Kapaklı’yı, Çorlu’yu Türkiye’nin yükselen yıldızı yapanlar. Krizde bile ihracatı omuzlayanlar kazanacak. Ölüme meydan okuyan Türk Metalciler kazanacak. Şimdi zamanı geldi. Şimdi herkes susacak, Türk Metalciler konuşacak. Sadece onların sesi duyulacak. Duyun bu sesi. Bakın diyorlar ki; Ölümüne çalıştık, şimdi kazanacağız, şimdi kazanacağız, şimdi kazanacağız."
"% 17 ZAM KABUL EDİLEMEZ"
% 17 Oranındaki zammın kabul edilemez olduğunu hatırlatan Koçak, "Bildiğiniz gibi, 130 bin metal emekçisini ilgilendiren MESS’le sözleşme görüşmelerimiz 12 Ekim’de başladı. Biz, 12 Ekim’de masaya bir taslak koyduk. O taslak, bizim taslağımızdı, hepimizin taslağıydı. Tek tek bütün üyelerimizin beklentisi, isteği, arzusu o taslaktaydı. Metal emekçileri o taslağı alın teriyle yazmıştı. Biz ne istemiştik taslakta? Ücretlerimize ortalama % 30’a yakın bir zam istedik. Peki karşılığında ne bulduk? MESS’in % 12 zam teklifini bulduk. Şimdi revize ettiler, gönüllerinden ancak % 17 koptu. Yeter mi? Yetmez. Kabul ettik mi? Hayır! Buradan MESS’e sesleniyoruz: O taslak bizimdir, bizim onurumuzdur. Biz onurumuzu çiğnetmeyiz. Bugüne kadar kimseye çiğnetmedik, bundan sonra da çiğnetmeyiz" şeklinde konuştu.
"KORA KOR MÜCADELE ETMESİNİ DE İYİ BİLİRİZ"
MESS’in, sadece ücretlerle ilgili teklifleri değil, çalışma hayatına ilişkin yaklaşımının da hayal kırıklığı oluşturduğuna dikkat çeken Koçak, "MESS, esnek çalışma, deneme süresi, denkleştirme, kıstalyevm gibi artık geride kaldığını düşündüğümüz uygulamaları, teklif adı altında yeniden masaya getirmiştir. Daha doğrusu, vicdanı sızlamadan bizlerin karşısına çıkarabilmiştir. İşte o an bizim için kırılma noktasıydı. Buraya kadar dedik ve o masadan kalktık. Şimdi herkes bilsin ki; biz masaya oturup müzakere etmesini de alanı çıkıp kora kor mücadele etmesini de iyi biliriz. Kimse bizi test etmeye kalkmasın. Kimse bize denemeye kalkmasın. Kim gelirse gelsin. Alayına hodri meydan, alayına hodri meydan" ifadelerini kullandı.
"İNCELDİĞİ YERDEN KOPSUN"
Koçak, açıklamasına şöyle devam etti: "Değerli katılımcılar, MESS’in, bizim emeğimizi hiçe sayan teklifleri üzerine masadan kalktık. Ardından başlayan arabulucu sürecinden de bir sonuç alınmadı. Yani arabulucu da aradan çekildi ve MESS’le başbaşa kalmış olduk. Dedik ya hodri meydan diye, gereğini de yerine getirdik. Bize tanınan süreyi beklemeden ne olacaksa olsun. İnceldiği yerden kopsun dedik ve grev kararı aldık. Hodri meydan, eylemse eylem, grevse grev."
"HODRİ MEYDAN"
Sergiledikleri mücadelenin arkasında Genel Başkan Pevrul Kavlak olduğunu hatırlatan Koçak, "Yiğit Metal işçileri, bizi bilenler bilir. Biz, hodri meydan diyorsak laf olsun diye söylemeyiz. Bugün asgari ücretliler yüksek zam alıyorsa, bütün çalışanlar brüt asgari ücret tutarı kadar vergiden muaf oluyorsa, vergi matrahı yükseltiliyorsa, bu sayede her ay cebimize fazladan para girecekse ve biz, “Vergi vergi” diyerek cebimize göz dikenlere “dur” diyebiliyorsak bunun arkasında Türk-İş vardır, Türk Metal vardır. Bunun arkasında Türk Metal’in Genel Başkanı Pevrul Kavlak vardır. Bunu herkes böyle bilsin. Sadece asgari ücretlilerin değil, bütün çalışanların, hepimizin yüzünü güldüren bu müjdelerin arkasında genel başkanımızın kararlı duruşu vardır. Verdiği sözün arkasında duran, bunun için sonuna kadar mücadele eden genel başkanımız vardır. Selam olsun ona, selam olsun yüz binlerce metal işçisinden aldığı güçle sonuna kadar mücadele eden genel başkanımıza" diye konuştu.
"VAZGEÇİN, YOKSA YARGILANACAKSINIZ"
Koçak, açıklamasının devamında şu cümlelere yer verdi: "Genel Başkanımızın bir sözü vardır. Der ki; “Emek mücadelesi sadece sözleşmelere sığmaz.” Her yerde her an mücadele halindeyiz. Bakın bu alan bize şahittir. İşte Samsunglu kardeşlerim burada. Kora kor mücadeleyle örgütlendiler. İlk kez sözleşme görecekler. Size söz veriyorum, örgütlenirken çektiğiniz çilelere değecek. Sizin yüzünüz gülene dek mücadele edeceğiz. Sizin yüzünüz gülene dek bu alandayız. Aksa Jeneratör’den de kardeşlerim var. Onlar da kora kor mücadele veriyor. Her türlü hileye, baskıya, zora rağmen korkmadan yılmadan yollarına devam ediyorlar. Buradan anayasal hakkı olan sendikal örgütlenme hakkını kullandığı için işten atanları, ekmeğiyle oynayanları buradan uyarıyorum. Kirli oyunlarına hala devam edenleri buradan uyarıyorum. Yaptığınız suçtur. Yol yakınken vazgeçin, yoksa yargılanacaksınız, bedelini ödeyeceksiniz. İşten atılan kardeşlerim de burada. Sizinle gurur duyuyoruz. Emin olun, oraya geri döneceksiniz. Size söz veriyorum: Biz kazanacağız, hepimizi kazanacağız. Emek mücadelesinden asla vazgeçmeyeceğiz."
"GEREĞİNİ YERİNE GETİRECEĞİZ"
Koçak, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Yiğit Türk Metalli kardeşlerim, sırayla bütün kent merkezlerinden, bizim seslerimiz yükseliyor. Cumartesi günü genel başkanımızı televizyonlardan izlediniz. Grev kararını açıkladı. Açıklarken de artık her yer bizim eylem alanımızdır dedi. Kent merkezleri, alanlar, sokaklar, işyerleri, fabrikalar… Bundan böyle her yer bizim eylem alanımızdır. Hakkımızı alana kadar durmayacağız. Eğer her yer eylem alanıysa ve eğer eylemse eylem, grevse grev dediysek o zaman gereğini yerine getireceğiz."
"TOPLU OLARAK GİRİŞ ÇIKIŞ YAPACAĞIZ"
"Bugünden itibaren, vardiya çıkışlarında protesto alkışlarıyla toplu olarak giriş çıkış yapacağız. Yarın saat 10 ve 14 çay molalarımız biraz uzayacak, iş yavaşlayacak. Öbür gün, servisler uzakta duracak, oradan birlikte yürüyeceğiz. Biraz gecikeceğiz, kimse kusura bakmasın. Sonra perşembe günü iki vardiya birleşecek, baştemsilcilerimiz basın açıklaması yaparak, sizleri bilgilendirecek. Dedik ya, madem her yer eylem alanı, o zaman eylemse eylem, grevse grev…"
"ZAFERE GİDEN YOL"
"Ve sonra o gün gelecek. 2 Ocak’ta Kocaeli’nde olacağız, kardeşlerimizle buluşacağız. O gün, Kocaeli tarihinin en büyük mitingine sahne olacak. O gün, genel başkanımız sözünü söyleyecek. O gün, Türkiye işçi sınıfının tarihi için bir dönüm noktası olacak. O gün, hepimizin yüzünün güleceği gün olacak. O gün, zafere giden yolun ilk günü olacak. Zafer bizim olacak. Zafer, sendikasına güvenen Türk Metalcinin olacak."
"SÖKE SÖKE ALACAĞIZ"
Konuşmasında, işverenlere seslenen Koçak, "Buradan işverenlere sesleniyorum: Eğer sizler oradan bakınca bu alanda sadece işçi görüyorsanız, yanılıyorsunuz. Hem de çok yanılıyorsunuz. Bu alandakiler sadece işçi değildir. Bu alandakiler anadır, babadır, eştir, evlattır. Bu alandakiler abi, abladır, kardeş, arkadaş, dosttur. Eyyy işverenler, bu alandakiler insandır, insan. Hem de en hakikisinden insandır. Onlar olmadan o fabrikalarınız boş binalardır. Makineleriniz işe yaramaz metal yığınlarıdır. Onlar olmadan firmalarınız, işyerleriniz, işletmeleriniz yoktur. Üretiminiz yoktur, kârınız yoktur. Cepleriniz bile boştur, boş. Onun için aklınızı başınıza alın. Hakkını isteyen bu işçiye hakkını verin. Siz vermezseniz, emin olun ki biz alacağız. Hem de söke söke alacağız" ifadelerine yer verdi.
"HARİÇTEN GAZELE İZİN VERMEYİN"
Koçak, konuşmasını şu cümlelerle noktaladı: "Kardeşlerim, genel başkanımızın liderliğinde zafere yürüyoruz, zafere. Ama bilin ki; zafer yolu zordur, çetindir. Birlik ister, beraberlik ister, cesaret ister. Onun için kolkola girin, safları sıklaştırın. Hariçten gazele izin vermeyin. Sadece genel merkezden gelen bilgilere itibar edin. O zaman zaferden hiç şüpheniz olmasın. Şimdi sizlere soruyorum, mücadele etmeye hazır mısınız? Zafere kadar yürümeye var mısınız? Allah yar ve yardımcımız olsun."




















