Bodrum/Yalıkavak’ta doğan yazarımızın ilk şiiri TAŞLAR (1964) daha ortaokulda okurken YENİ ASIR GAZETESİ’nde yayımlanır. Hasan Hüseyin Yalvaç’ın sürgün yılları daha çocuklukta başlar. Babası Aslan Necati Bey Gümrük Muhafaza Memurluğu döneminde birçok kez sürgün edilir. O yüzden çocukluğu
Anamur, (Mersin) İskenderun ve Kırıkhan’da (Hatay) geçer. Bu sürgün yılları yazarımızın neredeyse hayatı boyunca devam eder.
Türkiye’nin ne zaman, hangi şehrinden, kişisinden ona bahsetsem mutlaka bir fikri ve yaşanmışlığı vardı. Karşınızda bir ansiklopedi varmışçasına, Google arama motoru gibi aktarırdı adeta. Sizin payınıza da hayran hayran dinlemek kalırdı. Bir insan bu kadar bilgi ve tecrübeyi nasıl kalıcı kılar diye düşünmeden edemezdim. O yüzden bana sorduklarında Hasan Hüseyin YALVAÇ nerelidir diye? Türkiyeli diye cevap veriyorum herkese..
İlköğrenimini, Kırıkhan, İzmir, Kars ve Eski Foça’da, Lise öğrenimini Denizli ve Karadeniz Ereğli’de tamamlar. Ege Üniversitesi Fen Fakültesi - Tabii İlimler Bölümü mezunudur. Kars, Gerze/Sinop ve Kurşunlu/Çankırı Liselerinde Biyoloji öğretmenliği yapmıştır. Bayındırlık Bakanlığı Hava Meydanları İnşaatı Genel Müdürlüğüne bağlı olarak Kars, Van, Erzincan Hava Meydanları Kontrol Amirliğinde çalışmıştır.
Siyasi nedenlerden işine son verilmesinden sonra özel firmalarda Muhasebe ve Personel Müdürü olarak,
Karadeniz Ereğli, Adana, Uşak, Ankara, Karabük, Denizli, Muğla, İstanbul ve İzmir’de hayatını kazanmaya çalışmıştır. İki yılı aşkın eski kitapçılık da yaptıktan sonra, işçilikten emekli olmuştur.
1980 Yılında siyasi nedenlerden bir süre tutuklanıp serbest bırakılmış fakat bir kaç yıl sonra hakkında 6 yıl hapis, 2 yıl sürgün cezası verildiğini öğrenince Adana, Uşak ve Ereğli de kaçak olarak yaşamıştır. 2004 yılında tutuklanıp Gayrettepe Cezaevi’nde yatar.
Hayatı boyunca birçok kez gözaltına alınır, fakat uzun süre tutuklu kalmamıştır. Yalvaç’ın evi Darbelerin yaşandığı süreçlerde birçok kez polisler tarafından aranmıştır. Yalvaç polisleri her defasında kitaplarla karşılamıştır. Çünkü evinin her köşesi kitapla çevrilidir.
Yalvaç’ın 1976 Yılında eşi Faize Hanım (1955-2017) ile olan evliliğinden Eylem, Ozan Necati, Simizar, Ezgi isimli dört çocuğu dünyaya gelmiştir.
2008 Yılında konferans için gittiği Tekirdağ’ın Saray ilçesini çok beğenir ve 2009 yılında oraya yerleşir. Üç yıl yaşanmışlığın ardından tekrar İstanbul’a dönse de orada da yapamaz ve 2016 yılında tamamen Saray’da yaşamaya başlar. Eşini de burada 2017 Yılında kaybeder ve Tekirdağ/Saray (Büyükyoncalı’da) toprağa verir. Nitekim yazarımız en uzun süre kalıp, nezih bir yer olarak beğendiği, yaşadığı Tekirdağ’ın SARAY ilçesinde 05 Ağustos
2026 Çarşamba günü iki günlük bir hastalık neticesinde hayata veda etmiş ve Faizesi’ne kavuşmuştur. Cenazesi Türkiye’nin dört bir yanından gelen şair dostları, ailesi ve sevenleri tarafından saygıyla uğurlanmıştır. O gün Yalvaç’ın eşi Faize Hanım’ın mezar taşına yazdırdığı şu satırlar dikkatimi çekti.
GELDİM… GİTTİM… DÜNYA SİZİN OLSUN….




















