Türkiye'de 2001-2024 yılları arasında 18 yaş altı 590 bin 317 çocuk doğum yaptı. Cumhuriyet Halk Partili Gamze Akkuş İlgezdi, "çok kötü boyuttaki bu çocuk istismarı, iktidarın umurunda bile değil" dedi. Yine Mayıs 2025 tarihinde Çocuk istismarına karşı çıkan 6 üniversiteli genç tutuklanmıştı. "6 yaşında kız çocuğuyla evlenilir" diyen sözde hoca Nurettin Yıldız'ı protesto ettikleri için gözaltına alınan Boğaziçili öğrencilerden 82'isi serbest bırakılmış, mahkemeye sevk edilen 15 öğrenciden 6'ısı tutuklanmış 9 öğrenci ise adli kontrolle serbest kalmıştı.
Biran önce Türkiye'de çocukların adalet sisteminde ki haklarının güçlendirilmesi gerekmektedir. Türkiye Gazetesinin haberine göre iktidarın üzerinde çalıştığı yeni sosyal destek paketleri kapsamında son yıllarda düşen doğum oranlarını yükseltmek için devletten faizsiz evlilik kredisi kullanan çiftler çocuk sahibi olduklarında evlilik kredisinin silinmesi planlanıyor. Çalışmanın güzel olduğunu söylesekte bu aşamada doğum oranını yükseltmek yerine önce çocuklarımızı koruma kanununu yükseltmeliyiz.
Türkiye'de çocuk olmak ciddi bir sorun haline geldi. 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Gününde çocuklar kendi ülkelerinde, kentlerinde ve mahallerinde ne kadar mutlu, öncelikle olarak bunları tartışmalıyız. Çünkü Türkiye'de çocukların karıştığı olaylar; Yaralama %40.4 Hırsızlık %16.6 Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak, satmak veya satın almak %8.2 Tehdit etme %4.6 Genel tehlike yaratan suçlar %4.2 ve Diğer %26 olmakla beraber ülkemizde çocuk olmanın faturası oldukça ağır.
Bir diğer konumuz ise bilindiği üzere 2016 yılında kapatılan çıraklık merkezlerinin yerine mesleki eğitim merkezleri (mesem) açılarak zorunlu hale getirildi.Fakat (mesem) ucuz işçiliği merkezi haline getirilerek başıboşluk, ihmal ve sorumsuzluk yüzünden maalesef (mesem) çocuk cinayetlerinin yaşandığı bir yere dönüştü. Geçtiğimiz günlerde bir marangoz atölyesinde makatına hava basılarak öldürülen Muhammed Kendirci (mesem) in 11'inci sınıf öğrencisi olduğu bilgisi ulusal medyada yer aldı. (Mesem) lerde 3 milyona yakın öğrencinin çalıştığı ve öğrencilerin 4 gün iş yerinde 1 gün ise okulda egitim aldığı bilinmektedir. İş yerlerinde yapılan denetimlerin yetersiz olması nedeniyle ölüm vakalarının sonu gelmeyecek. Denetimlerin sıklaştırılması gerekmektedir.
Bu yasanan olayların ardından 'Öğrenci Veli Derneği 2026 bütçesi ve eğitimdeki eşitsizliklere dikkat çekmek amacıyla Meb önünde eylem yaptı. Açıklamada "iktadırın eğitim politikaları milyonlarca öğrenciyi sermaye için ucuz işgücü haline getirmektedir. Eğitimden koparılan çocuklara adres olarak (mesem) gösterilmektedir. Yani çırak olmak dışında seçenek sunulmamaktadır" dedi.




















