Güncel
Giriş Tarihi : 03-09-2025 08:04

Siyasette kirlilik vardır

Siyasi çatışmalara gerek yok.

Siyasette kirlilik vardır

Düşündüm taşındım bu hafta ne yazayım diye, siyasetten biraz uzaklaşmak için böyle bir yazı kaleme almak istedim. Ekonomik sorunların yanında siyasetin getirmiş olduğu gerginlik yüzünden insanlar birbirlerini yiyorlar. Bu siyasi çatışmalara hiç gerek yok. Salın ipini gitsin, kim tutarsa tutsun. En iyi siyaset diye bir şey yok. Siyasette mutlaka kirlilik vardır. Siyaset hiç bir zaman ayar tutmaz. Bu gün beyaz derler, yarın siyah diye bağırırlar. Siz siz olun siyasete sevdalı olacak şekilde bağlanmayın. Siyasetin dışında yapabileceğiniz o kadar çok şey var ki, mesela avcılığa merak salabilirsiniz. 
Avcılığa meraklıyım derken değilimde, ama avcılık hikayelerini dinlemeye bayılıyorum. Ben askerde elime aldığım silahı askerde bıraktım geldim. Sonuçta ateşli silah, tetiğe dokunduğunda Rahmetli Cengiz dayımın bir sözü vardı."Selamünaleyküm" yani öbür taraftasın demek istiyor. Son olarak ölmüş bütün akrabalarına da selam göndermeyi ihmal etmezdi. Cengiz dayım; iyi avcıydı, avcılığın bütün dalları ile ilgileniyordu. Aynı zamanda iyi bir yürüyüşçü idi.  
Bir akşam üstü henüz taş okey oyunu bitmiş, muhabbet başlamış ve bende kahveye girdim. Cengiz dayımın başında on kişi var, hararetli bir şekilde bir şeyler anlatıyor, herkes pür dikkat dinliyordu. Bende biraz ayak üstü masanın kenarında dikildim. Bir ara "otursana yeğenim, hikayenin sonunu kaçırma" dedi. Hiç gülmeden gayet sakin ve ciddi bir şekilde anlatıyordu. İlk posta çaylar içilmiş, tekrar "kahveci bunlar beleş muhabbet dinlemeye alışmışlar, sen gönder çayları. Muhabbetin sonunda bütün çaylar için parmak çekilişi yapacağız" dedi. 
Bende hemen masanın kenarına oturdum. Cengiz dayım, "Başçavuşun beygiri burada şey etmiyor, dinlemeyen kalksın" dedi. Bu arada masadakilerden birine "sıra sende ver bir cigara yakayım, hikayeyi duman dumana anlatayım" dedi.  Çilingoz ormanının içinde bir su tesisinde çalışırken başından geçmiş gibi ama gerçekte böyle bir hikaye yok tamamen kendisinin uydurması. Cengiz dayım, devam ediyor. "Bir akşam üstü canım sıkıldı, oltayı aldım dereye indim, bir kaç tane balık tutayım, akşama kendime bir ziyafet çekeyim. Derede güzel alabalıklar var. Oltayı atarak dereden aşağı doğru iniyorum. Bu arada arkama bir tilki takıldı, oda balık istiyor ama vermedim. Bağırdım çağırdım bana küsüp gitti" dedi.
Hikaye devam ediyor Cengiz dayım, "masadan kalkanı cezalandırırım, çayları ona söyletirim"dedi. Kimse masadan kalkamıyor herkes hikayenin sonunu merakla bekliyordu. "Ben hiç farkında değilim, bayağı uzaklaşmışım, havada karardı birazcık korkmaya başladım. Geldiğim yolu bulamazsam ne yaparım acaba derken bir patika buldum ve epey yol yürüdükten sonra çok yorulmuştum. Ağacın dibine oturdum bir cigara yaktım. Biraz dinlendikten sonra tekrar yürümeye başladım. Bir kaç nara atsam da hiç kimse cevap vermedi, zaten o saatte kimse olamaz ki orada tam oğlum Cengiz ayvayı yedin diyecektim, önüme baktım ve beş yıl önce bir kömür mıcasından geçerken bir baktım benim ayakkabının izi durup duruyor, eğer ayakkabının izini görmeseydim kesinlikle kaybolurdum. Hikayenin sonuna geldiniz. Hadi herkese naş. Çayların parasını ödeyin, beni kahveciyle papaz etmeyin yeni hikayelerde buluşmak üzere hoşça kalın" dedi.

 

AdminAdmin