İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Kanal İstanbul projesiyle ilgili konuştu. Akşener, “AKP Hükümeti'nin Kanal İstanbul'u yapmaya inşallah ömrü yetmeyecek"dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İstanbul'un Arnavutköy ilçesindeki esnaf ziyareti ardından Sazlıbosna Köyü'nde vatandaşlarla bir araya geldi. Kanal İstanbul sebebi ile derdi olan bir köyde olduklarını belirten Akşener, "Bana İYİ Parti Genel Başkanı olarak düşen bir görev var. Sizlerin söylediklerinin peşinden yürümek ve sizin isteklerinizin yerine getirilmesini sağlamaktır" ifadelerine yer verdi.
"HER YERE ÇÖKÜLÜYOR"
Kanal İstanbul'un Türkiye'ye ve İstanbul'a hayır getirmeyeceğine inanan bir siyasi parti olduklarını kaydeden Akşener, "Vatandaşın istemediği bir işin yapılmasının doğru olmadığına inananlardanız. Siyasetçinin görevi vatandaşın sesi olmaktır, vatandaşın derdine çare üretmektir. Son zamanlarda "çökme" diye bir kavram kullanılmaya başlandı. Her yere çökülüyor. Herhalde buralarda çökülmeye değer çok şey olduğunu keşfettiler. Daha evvel bilmiyorlardı, şu sıra fark etmiş görünüyorlar. Ama çöktürmeyeceğiz çünkü çok az kaldı." şeklinde konuştu.
"VERDİĞİNİZ KREDİLER BU ÜLKENİN BORCU DEĞİLDİR"
Akşener, konuşmasının devamında şunları söyledi: "Ben Kanal İstanbul meselesine yatırım yapmaya kalkışan iş insanına ve onlara kredi vermeye kalkan yerli veya yabancı bankalara şunu söyledim. Tiksindirici borç diye hukuki bir kavram var. 'Aldığınız-verdiğiniz krediler bu ülkenin borcu değildir. Verdiğiniz krediler bu ülkenin aldığı krediler değildir. Şahısların aldığı kredi haline döner o şahısların borcu olur. Biz bu mevzuyu iptal edeceğiz' Bu netlikte söylemiştim. Onun için bir kere daha söylüyorum. Sazlıbosna'da yaşayanlar rahat olsunlar. Çok az kaldı. Buraya siyasi ömürleri yetmeyecek inşallah. Demokrasiyle, hepinizin oylarıyla, sandıkta bu arkadaşlara 'Yeter artık' deyip hepsini emekli edeceğiz"
"HAKARET Mİ, İFTİRA MI SORULMADI"
Anıtkabir’deki sözlerinin sorulması üzerine Akşener, "İnşallah bu konuyu gümdemde tutmaya çalışanların da bu dil sürçmelerini görürsünüz, ben de çok mutlu olurum. İman Allah'la tazelenir. Ben Rumeli göçmeniyim. Biz Atatürk'ü çok severiz. Atatürk'ün anasına sövüldü bu ülkede. Atatürk'ün anasına 'Genel evde çalışıyor' dendi bu ülkede. Bir Allah'ın kulu 'bu bir dil sürçmesi midir, bir hakaret midir, bir iftira mıdır?' demedi. Sonra aynı şerefsizi sarayda ağırladılar biliyor musun? Çok kafam attı o işlere" şeklinde konuştu.
"YALAN SÖYLEYENLERDEN EYLEMESİN"
Akşener, konuşmasını şu cümlelerle noktaladı: "O ara hep Atatürk'e hakaret edilip duruluyordu. Atatürk'ü hatırlamayı söylemek istedim. Doğrudur, yanlış demişim. Ama bahsettiğim Atatürk'ü kutsal yere koymak değildi. O manada değildi. İyi ki sordunuz, ne güzel izah ettim. Ben 7 yaşımdan beri beş vakit namaz kılan bir kadınım, hacıyım. Cenab-ı Hak herkese nasip etsin. Allah ibadetlerimizi kabul etsin. Cenab-ı Hak beni sizlerin huzurunda mahcup etmesin. Mahcup olacaksam hiçbir şey nasip etmesin. Size yalan söyleyenlerden eylemesin inşallah."




















