Güncel
Giriş Tarihi : 30-08-2019 15:27   Güncelleme : 30-08-2019 15:27

"Şehit Ruhları, Devlet Ve Cumhuriyetimizin Ebedi Muhafızlarıdır"

30 Ağustos Zafer Bayramının 97

30 Ağustos Zafer Bayramının 97. yıldönümü, Kapaklı ilçesinde düzenlenen törenle kutlandı. Atatürk Anıtına çelenk sunumu sonrasında  günün anlam ve önemine dair konuşma, Türkçe Öğretmeni Erkin Saçar tarafından yapıldı. Erkin Saçar, Mustafa Kemal Atatürk ve dava arkadaşlarının bağımsızlık meşalesini yakıp  "Ya İstiklal, Ya Ölüm" parolasıyla aydınlığa giden yolu araladıklarını belirtti. Saçar: "Bu zaferle, Türk ulusu son neferine kadar yok edilmedikçe, istiklalinin elinden alınamayacağını ispatlanmıştır" dedi.

Zafer Bayramının 97. yıldönümü kutlama programı Kapaklı Kaymakamı Mustafa Ünlüsoy ve Belediye Başkanı Mustafa Çetin'in Anıta çelenk sunumu ile başladı. Türk Büyükleri anısına 1 dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasından sonra Türkçe Öğretmeni Erkin Saçar, günün anlam ve önemine dair konuşma yaptı. Zafer Bayramının 97. yılının büyük bir sevinç ve gururla kutlandığını belirten Saçar, "Bugün Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasına temel teşkil eden, her sayfası zaferlerle dolu şanlı tarihimizde kutsal vatan topraklarımıza göz dikecek her türlü maceracıya uğrayacağı akıbeti hatırlatan bir abide olarak yükselen 30 Ağustos 1922'de kazandığımız Büyük Zafer'in Zafer Bayramı olarak ebedileşmesinin 97. yılını büyük bir sevinç ve gururla yaşıyoruz" diye konuştu.  

"ANADOLU TOPRAKLARI İŞGAL EDİLMİŞTİ"

Saçar, konuşmasının devamında şunları söyledi: "1900'lü yılların başlarında meydana gelen büyük devletler arasındaki çıkar çatışmaları, dünyada gelişen fikir akımları, sanayileşme gibi gelişmeler sonucunda Birinci Dünya Savaşı sonunda müttefiklerin aldığı ağır yenilgiler sonucu Mondros Müzakeresi imzalanmış, imzalanan anlaşma ile bin yıldır üzerinde kan dökerek, can vererek yurt edindiğimiz Anadolu toprakları o dönemin büyük devlet ve onların maşaları tarafından işgal edilmiş, ayrıca tarihimize kara bir leke olarak geçen Sevr Antlaşması da ulusumuza dayatılmıştır."

"YA İSTİKLAL, YA ÖLÜM"

Türk Milletinin zulüm ve işkencelere maruz kaldığını hatırlatan Saçar, "İşgal güçleri girdikleri her yerde adeta tarihi kinlerini kusarcasına kadınımıza, yaşlımıza, çocuklarımıza dünyada eşine az rastlanır işkence, zulüm ve hakaretlerde bulunmuşlardır. İşte böylesine umutsuz görünen, üzerimizde kara bulutların dolaştığı bir ortamda Mustafa Kemal ve onun dava arkadaşları bağımsızlık meşalesini yakarak "Ya İstiklal, Ya Ölüm" parolasıyla aydınlığa giden yolu aralamışlardır." ifadelerini kullandı.

"MUKTEDİR OLDUĞUMUZU İSPATLAMIŞTIR"

Türk Milleti'nin bağımsızlığı uğruna ölüme severek koştuğunu belirten Saçar, "Bu bağımsızlık ve aydınlık mücadelesinin ilk hedefi son neferine kadar düşmanı güzel ve kutsal vatanımızdan atmak şeklinde belirlenmiştir. Süregelen savaşların sonuncusu olan Sakarya Meydan Muharebesi de hedefimize ulaşmaya muktedir olduğumuzu, milletimizin istiklali uğruna kanının son damlasına kadar mücadeleye devam edeceğini ispatlamıştır" şeklinde konuştu.

"İZMİR'DE DENİZE DÖKÜLDÜ"

Dünyanın en kahraman milletine düşen görevin, düşmana son darbeyi vurmak olduğunu ifade eden Saçar, konuşmasına şöyle devam etti: "Mustafa Kemal'in Başkomutanlığı altında, Türk kuvvetleri düşmanın beklemediği bir yerden taarruza geçerek stratejik sahada düşmanı aldatmayı başarmıştır. Avrupalıların 5-6 ayda geçilmez dediği Afyon mevzilerini 3 günde geçerek, 30 Ağustos'a gelindiğinde düşman kuvvetlerinin önemli bir bölümünü imha etti. Bu büyük zafer ile düşmana son darbe de vuruldu. Ardından icra edilen takip harekatıyla da 9 Eylül'de düşman İzmir'de denize döküldü."

"BÜYÜK BÖLÜMÜNÜ İMHA VE ESİR ETMİŞTİR"

Dünya tarihçilerinin Büyük Zafer konusunda söylediği sözlerden örnekler veren Saçar, "Dünya tarihçileri Büyük Taarruz için şu ifadeyi kullanmışlardır. "Türkler, Mohaç Meydan Muharebesi'nden yüzyıllar sonra yine parlak bir imha muharebesi kazandılar." Bu muharebelerde Türk Ordusu çok kısa bir sürede, kendisinden üstün düşman kuvvetinin büyük bölümünü imha ve esir etmiştir. Askeri açıdan bir diğer önemli husus da günün şartlarında bir ordunun, 10 günde 500 km.lik mesafeyi yaya olarak ve savaşarak kat etmesidir" diye konuştu.

"İMTİHAN MEYDANIDIR"

Saçar, konuşmasına şöyle devam etti: "30 Ağustos'un gerçek anlamını ve önemini Büyük Zafer'in ikinci yıldönümünde Dumlupınar'ın Çal tepesinde yapılan törende Başkomutan Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK' ün verdiği söylevde görürüz; "...Hiç şüphe etmemelidir ki, yeni Türk devletinin, genç Türk Cumhuriyeti'nin temeli burada taçlandırıldı. Bu sahada akan Türk kanları, bu semada uçan şehit ruhları, devlet ve cumhuriyetimizin ebedi muhafızlarıdır." "Harpler, yalnız karşı karşıya gelen iki ordunun çarpışması değildir. Meydan muharebesi, milletlerin bütün varlığı ile ilim ve fen alanlarındaki yükselmeleriyle, ahlaklarıyla, kültürleriyle kısaca bütün maddi ve manevi kudret ve faziletleriyle çarpıştığı bir imtihan meydanıdır."

"BİR KERE DAHA İSPATLANMIŞTIR"

Kazanılan zaferi muhteşem kılan unsurun, harbin; kadın, çocuk, yaşlı demeden milletçe topyekun icra edilmiş olması olduğuna dikkat çeken Saçar, "Türk ulusu bu meydandan da Gazi Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde alnının akıyla çıkmayı başarmıştır. Türk tarihine altın harflerle yazılan bu zaferin çok önemli siyasi ve askeri sonuçları olmuştur ve bu sonuçların günümüze de yansımakta olduğu gözlenmektedir. Bu zaferle, Türk ulusunun son neferine kadar yok edilmedikçe, Türk'ün istiklalinin elinden alınamayacağı, Türklerin yalnız askeriyle değil, milletiyle topyekun olarak savaştıkları bir kere daha ispatlanmıştır." ifadelerine yer verdi.

"KORKULU RÜYASI OLMAYA DEVAM ETMEKTEDİR"

30 Ağustos Zaferinin, Türk Ordusu'na "Silahlı Kuvvetler Günü" olarak armağan edildiğini kaydeden Saçar, "Türk Silahlı Kuvvetleri ülkemizin huzur ve bekasını sağlamak, bölgemizde ve dünyada sürekli barışın tesisine katkıda bulunmak için tarihinden ve milletinden aldığı güçle, modern harp silah ve teçhizatıyla, güçlü ve dinamik personeliyle, ulaştığı yüksek eğitim seviyesiyle, azimli ve kararlı komuta kademesiyle, dostlarının ve ülkemizin güvencesi, düşmanlarımızın korkulu rüyası olmaya devam etmektedir. Dünyanın sayılı askeri güçlerinden birisi olan Silahlı Kuvvetlerimiz her zaman, her yerde ve her şartta verilecek görevleri ifaya hazırdır." cümlelerine yer verdi.

"RUHLARI ŞAD  OLSUN"

Saçar, konuşmasını şöyle tamamladı: "30 Ağustos Zaferini bize armağan eden kahramanlıklarla dolu tarihimiz, yeni bir çığır açan bayrağımız; korkusuzluğun, yurtseverliğin, bir efsanesi, bir destanı olmuşlardır. Sonsuza dek minnet ve şükranla anılacaklardır. Dün atalarımızın bağımsızlık için verdikleri canı bizler de bugünün emanetçileri olarak vermeye hazırız. Bu kutsal ve tarihi gün vesilesiyle ulusça başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, dava arkadaşları ve aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor, hatıraları önünde bir kez daha saygıyla eğiliyor, şükranlarımızı sunuyoruz. Ruhları şad' olsun."

TEBRİKLERİ KABUL ETTİ

Kutlama programı, Kaymakam Ünlüsoy'un Makamında tebrikleri kabulü ile son buldu. Programa Kapaklı Kaymakamı Mustafa Ünlüsoy, Belediye Başkanı Mustafa Çetin, Emniyet Müdürü Yaşar Terzioğlu, Müftü İsa Aktaş, 26. dönem milletvekili Ayşe Doğan, siyasi parti temsilcileri, kurum amirleri ve vatandaşlar katıldı.

AdminAdmin