Cumhuriyet Halk Partisi Kapaklı İlçe Başkanının sosyal medyada paylaştığı görsel tam bir rezalet. Başkan, parti adına düzenlenen yardım kampanyasını her zaman olduğu gibi yine yüzüne, gözüne bulaştırdı. Partiye gönül vermiş hayır sahiplerinin güzelim duygularını yine egolarına kurban etti. Sözde başkanın, partinin logosu yerine kendi fotoğrafını yerleştirerek paylaşması hayır sahiplerine nankörlük, partiye ihanet olacağını anlayamadı. Gel de bunu sen tombaladan çıkan bu şahsa anlat da görelim. Anlamaz çünkü hasbel kader oturtulduğu koltuğun ne kadar değerli olduğunu idrak edebilecek derecede olgun ve feraset sahibi değil.
Paylaşımında hatasını görmeyip bir de, Kemal Kılıçdaroğlu, Faik Öztrak, İlhami Özcan Aygun, Kadir Albayrak ve Şener Saygın'ı etiketlemiş. Bu kişiler yerine vefa borcunu ödemek için sadece Candan Yüceer'i etiketlenmiş olsaydı sanırım çok daha yerinde olurdu. Bir taraftan vefa borcunun bir kısmını ödemiş olurdu diğer taraftan da kendi reklamını yaptığını partinin en üst kademelerinden saklamış olurdu.
Mesele sadece parti amblemi yerine kendi fotoğrafını koyması değil. Mesele koca bir camiayı hiçe saymak, umursamamak. İşte bu noktada yarın endişesi başlıyor. Başkancığın, son paylaşımından da anlaşılacağı üzere teşkilat param parça. İlçe başkanlığına seçilebilmesi adına serpilen nifak tohumları meyvelerini vermeye başladı. Bu son rezalet tablosu arka plana itilen ana kademe, kadın kolları ve gençlik kollarını, ne zaman yapılacağı belli olmayan seçimler nedeniyle endişeye sürüklüyor. Çünkü ortada teşkilat ruhu kalmadı.
Yağmur yağar çatlaklar dolar hesabı yapanlar, bu çatlakların her geçen gün daha çok derinleşeceğini akıl edememişler. Sanırım böyle bir endişeleri de hiç olmadı. Sadece kendilerine uşak olmayı meziyet kabul edenleri bir yerlere taşıyarak koca bir camiayı hiçe saydılar.
Kapaklı'nın ahvalini bilen milletvekilleri de nedense ketum. Teşkilat içerisinden pek çok kişinin gidişata dair ikazına aldırmadılar. Adete 'kel başa şimşir tarak' gafletiyle seçime girmeyi planlıyorlar. Hani şu AK Parti zulmü olmasa CHP Kapaklı teşkilatında olup bitenler kimsenin umurunda olmayacak. Ancak ülkenin çıkmaza sürüklenişi, yoğurda üfleyerek yemeyi gerektiriyor.
HİZMETİ GÖRMEYEN DERNEK BAŞKANI
12 Aralık Pazar günü Kapaklı Ordulular Derneği olağan kurulu yapıldı. Kapaklı'da adam kalmamış gibi Çerkezköy'de bir caminin dernek başkanlığını yapan Erol Uzun adlı vatandaş divan başkanlığını yürüttü. Henüz kurul başlamıştı ki Kapaklı Belediye Başkanı Mustafa Çetin derneğe geldi. Divan Başkanı nasıl bir akıl tutulmasıysa "Böyle bir başkanınızın olması nedeniyle ne kadar şükretseniz azdır. Bir de Çerkezköy'ü görmelisiniz' dedi. Mustafa Çetin konusunda söylediklerine katılır ya da katılmazsınız onu bilemem. Bana sorarsanız gecesini gündüzüne katan, hizmeti görev bilen değerli bir idareci. Yanlışları yok mu? Elbette ki var. Ancak bu güne kadar yapılamayan bazı hizmetleri Kapaklı'ya kazandırması da görmezlikten gelinmemelidir.
Mesele divan başkanının Başkan Mustafa Çetin'i övmesi değil. Mesele Erol Uzun'un Çerkezköy Belediye Başkanı Vahap Akay'ın ilçesini şantiyeye çevirmesini hizmet değil de ihanetmiş gibi değerlendirmesi. Oysaki çoğu idareci görünmeyen yani toprağa gömülmesi gereken hizmetlere soyunmayı göze almaz. Bunun yerine halkın dokunduğu ve gördüğü işleri tercih eder. Ancak Vahap Akay tribünlere oynamayı sevmeyip, hizmeti halk için yapmayı tercih ettiğinden kangren haline gelmiş altyapı sorununu çözmeye soyundu. Mesele Vahap Akay'ın hizmetlerini sıralamak da değil. Mesele, bir cami dernek başkanının gerçeklere bu derecede kör bakmasından kaynaklanan durumu izah etmektir. Mesele Uzun'un hakkı iade edememesi, hakikati yalanla örtmeye çalışmasıdır.
İşte size iki gerçek. Meseleye nereden bakıp, neresinden tutarsınız onu bilmiyorum. Bildiğim bir şey varsa o da güneşin balçıkla sıvanmadığı gibi gerçeklerin de yalanla örtülemeyeceğidir.
Başkan yine yüzüne bulaştırdı
Cumhuriyet Halk Partisi Kapaklı İlçe Başkanının sosyal medyada paylaştığı görsel tam bir rezalet. Başkan, parti adına düzenlenen yardım kampanyasını her zaman olduğu gibi yine yüzüne, gözüne bulaştırdı. Partiye gönül vermiş hayır sahiplerinin güzelim duygularını yine egolarına kurban etti. Sözde başkanın, partinin logosu yerine kendi fotoğrafını yerleştirerek paylaşması hayır sahiplerine nankörlük, partiye ihanet olacağını anlayamadı. Gel de bunu sen tombaladan çıkan bu şahsa anlat da görelim. Anlamaz çünkü hasbel kader oturtulduğu koltuğun ne kadar değerli olduğunu idrak edebilecek derecede olgun ve feraset sahibi değil.
Paylaşımında hatasını görmeyip bir de, Kemal Kılıçdaroğlu, Faik Öztrak, İlhami Özcan Aygun, Kadir Albayrak ve Şener Saygın'ı etiketlemiş. Bu kişiler yerine vefa borcunu ödemek için sadece Candan Yüceer'i etiketlenmiş olsaydı sanırım çok daha yerinde olurdu. Bir taraftan vefa borcunun bir kısmını ödemiş olurdu diğer taraftan da kendi reklamını yaptığını partinin en üst kademelerinden saklamış olurdu.
Mesele sadece parti amblemi yerine kendi fotoğrafını koyması değil. Mesele koca bir camiayı hiçe saymak, umursamamak. İşte bu noktada yarın endişesi başlıyor. Başkancığın, son paylaşımından da anlaşılacağı üzere teşkilat param parça. İlçe başkanlığına seçilebilmesi adına serpilen nifak tohumları meyvelerini vermeye başladı. Bu son rezalet tablosu arka plana itilen ana kademe, kadın kolları ve gençlik kollarını, ne zaman yapılacağı belli olmayan seçimler nedeniyle endişeye sürüklüyor. Çünkü ortada teşkilat ruhu kalmadı.
Yağmur yağar çatlaklar dolar hesabı yapanlar, bu çatlakların her geçen gün daha çok derinleşeceğini akıl edememişler. Sanırım böyle bir endişeleri de hiç olmadı. Sadece kendilerine uşak olmayı meziyet kabul edenleri bir yerlere taşıyarak koca bir camiayı hiçe saydılar.
Kapaklı'nın ahvalini bilen milletvekilleri de nedense ketum. Teşkilat içerisinden pek çok kişinin gidişata dair ikazına aldırmadılar. Adete 'kel başa şimşir tarak' gafletiyle seçime girmeyi planlıyorlar. Hani şu AK Parti zulmü olmasa CHP Kapaklı teşkilatında olup bitenler kimsenin umurunda olmayacak. Ancak ülkenin çıkmaza sürüklenişi, yoğurda üfleyerek yemeyi gerektiriyor.
HİZMETİ GÖRMEYEN DERNEK BAŞKANI
12 Aralık Pazar günü Kapaklı Ordulular Derneği olağan kurulu yapıldı. Kapaklı'da adam kalmamış gibi Çerkezköy'de bir caminin dernek başkanlığını yapan Erol Uzun adlı vatandaş divan başkanlığını yürüttü. Henüz kurul başlamıştı ki Kapaklı Belediye Başkanı Mustafa Çetin derneğe geldi. Divan Başkanı nasıl bir akıl tutulmasıysa "Böyle bir başkanınızın olması nedeniyle ne kadar şükretseniz azdır. Bir de Çerkezköy'ü görmelisiniz' dedi. Mustafa Çetin konusunda söylediklerine katılır ya da katılmazsınız onu bilemem. Bana sorarsanız gecesini gündüzüne katan, hizmeti görev bilen değerli bir idareci. Yanlışları yok mu? Elbette ki var. Ancak bu güne kadar yapılamayan bazı hizmetleri Kapaklı'ya kazandırması da görmezlikten gelinmemelidir.
Mesele divan başkanının Başkan Mustafa Çetin'i övmesi değil. Mesele Erol Uzun'un Çerkezköy Belediye Başkanı Vahap Akay'ın ilçesini şantiyeye çevirmesini hizmet değil de ihanetmiş gibi değerlendirmesi. Oysaki çoğu idareci görünmeyen yani toprağa gömülmesi gereken hizmetlere soyunmayı göze almaz. Bunun yerine halkın dokunduğu ve gördüğü işleri tercih eder. Ancak Vahap Akay tribünlere oynamayı sevmeyip, hizmeti halk için yapmayı tercih ettiğinden kangren haline gelmiş altyapı sorununu çözmeye soyundu. Mesele Vahap Akay'ın hizmetlerini sıralamak da değil. Mesele, bir cami dernek başkanının gerçeklere bu derecede kör bakmasından kaynaklanan durumu izah etmektir. Mesele Uzun'un hakkı iade edememesi, hakikati yalanla örtmeye çalışmasıdır.
İşte size iki gerçek. Meseleye nereden bakıp, neresinden tutarsınız onu bilmiyorum. Bildiğim bir şey varsa o da güneşin balçıkla sıvanmadığı gibi gerçeklerin de yalanla örtülemeyeceğidir.
Admin



















