Güncel
Giriş Tarihi : 20-11-2025 06:13

Siyasette görgü kuralı vardır.

Türkiye'de artık siyasetin bittiği noktadayız. Bu ülkede parti daşlarına kızan veya canı sıkılan parti kuruyor.

Siyasette görgü kuralı vardır.

Siz ne kadar solcusunuz? Yani siz ne kadar Cumhuriyet  Halk Partilisiniz.  Mesela Cumhuriyet Halk Partisine hangi partiden geldiniz? Geldiğiniz eski partinizin tüzüğünde istediğiniz zaman başka bir partiye geçebilirsiniz, istediğiniz zaman da geriye dönebilirsiniz diye bir ibare var mı? Eğer varsa bu nasıl bir partidir. Partilerin tüzükleri vardır bu tüzüklerde bir partilinin nasıl olması gerektiği belirtilmektedir. Aksi halde bir süre sonra (gelme - gitme - dönme) olarak işlem görebilirsiniz. Bunu da bir kenara bırakalım, A partisinden B partisine geldiniz. Gelmiş olduğunuz partinin tüzüğü ile geldiğiniz partinin tüzüğü aynı değil ki. İşte bu yüzden nasıl bir bağ oluşturabilirsiniz. Ben bunu çok merak ediyorum.

Lütfen merak edin okuyun. Okumak istemezseniz de siz bilirsiniz. Bence bir sakıncası yok. Ama sizce olabilir. Bir ilçe başkanı, isim vermiyorum. Bir açılışa davet edilir ve davete icabet ediyor. Bu davette Tekirdağ'ın önemli isimleri de yer alıyor. Bu ilçe başkanı davet alanına girerken, elleri kabanının cebinde ve ben kendisini pür dikkat izliyorum. Ellerini zar zor kabanın cebinden çıkardı ve sağ tarafında bulunan kişilere "merabayın arkadaşlar" dedi ve ilerledi. Onu hiç kimse duymadı ki.

Siyasette görgü kuralı vardır. Siyasette prosedür vardır. Siyasette protokol vardır. Bunlar bilinmiyorsa öğrenilecek. Yok öyle, "bir şey olmaz diyerek geçiştirilemez." Siyasi Parti Başkanları liyakatlı ve genel kültürleri yüksek olmalıdır. Fiziken ve ruhen dimdik olmalıdır. Vücut başka yerde beyin başka yerde olmamalıdır. Sorumluluk alanını ve görevini çok iyi bilmelidir. 2028 yılında olması planlanan veya olası bir erken seçimde seçimi kazanacak adayın arkasından giderken çarşamba pazarında gelişi güzel bağıran bir pazarcı gibi olmamalı ,konuşmamalı.

Gazeteci abim Günay Güner; "CHP'inin 1940' a kadar ki çizgisini benimsemeyen hiç kimse CHP'de kalmamalıdır. Partinin kökü bu dönemdir." demektedir. Sizce nasıl doğru mu söylüyor. Bence doğru söylüyor.  Şu an CHP'inin içine baktığınızda Türkiye milli takımı gibi her partiden var. Bir dönem CHP'den Milletvekili seçilen Abdüllatif Şener'in seceresine şöyle bir bakalım. 1991-1998 Refah Partisi, 1998-2001 Fazilet Partisi, 2001-2007 Adalet Kalkınma Partisi, 2007-2009 Bağımsız, 2009-2012 Türkiye Partisinin kurucu üyesi ve Genel Başkanlığını yaptı, sanki hemen iktidar olacakmış gibi. 2012-2018 Bağımsız, 2018-2023 Cumhuriyet Halk Partisi 27 Dönem Konya Milletvekili kendi memleketinden de aday olmamış burası daha ilginç. 2023-Günümüz Bağımsız. Şimdi bu kişiden solcu olmasını beklemek aptallık değilmidir. 

Sorun şu, parti parti gezerek siyaset yapılmaz. Ben ismimden sıkıldım benim ismim artık bu diyebilirmisiniz diyemezsiniz. Bunuda geç, yıllarca A partisinde görev yaptınız, şimdi B partisine geçtiniz ve yıllarca hakaret ettiğiniz küfrettiğiniz kişilerle yanyana oturup bu kişilerin  yüzlerine nasıl bakabilirsiniz. Bakanlarda arsızdır, yüzsüzdür. Türkiye'de artık siyasetin bittiği noktadayız. Bu ülkede parti daşlarına kızan veya canı sıkılan parti kuruyor. Sonra bir bakıyorsun kendini fes edip kendisine en yakın parti ile birleşiyor. Türkiye'de Parti kurmak bu kadar kolay olmamalı.

AdminAdmin