2025 Yılında Tekirdağ’da yaşanan su sıkıntısı gördüğüm kadarıyla pek çok kurumun hafızasında gerektiği ölçüde yer etmemiş. Sonbaharın başlaması ile birlikte susuzluk sorunu da adeta rafa kaldırılmış. Bunun istisnasını sadece Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odasında görebiliyoruz. Başkan Ahmet Çetin sadece günü kurtarmak değil gelecek yıllarda da susuzluk yaşamamak içi kayda değer bir çalışma başlattı. Çerkezköy, Kapaklı ve Saray ilçeleri basın mensupları ile oluşturduğu çalışma grubunu bir platforma çevirmenin uğraşını veriyor.
Çalışma grubu geçen zaman zarfında dördüncü toplantısını icra etti. Önümüzdeki hafta içerisinde bu grubun bir platforma dönüşebileceğini düşünüyorum. İlçe milli eğitim müdürleri, NKÜ, İlçe Müftüleri, DSİ, bölge milletvekilleri ve TESKİ’nin katılımı ile. Basın mensubu arkadaşlarımız zaten platformun ana aktörü durumunda.
Yağan yağmurlar sonrasında geçen yıl yaşanan sıkıntıların aynısının yine yaşanacağını düşünen sorumluluk sahipleri boş durmuyor, kayda değer sonuçlar elde etmek adına çalışıyor. Bu çalışmalar arasında Milletvekili İlhami Özcan Aygun’un Meriç Nehri suyunun kanallar vasıtası ile Tekirdağ’a ve Trakya geneline taşınması hususu göz ardı edilmemeli. Maliyet bakımından zor bir proje olsa da Trakya Bölgesini ihya etmesi bakımından kıymetli bir öneridir. Bu fikir başka kurumlar tarafından da dile getirilmiş olabilir ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne dolayısıyla Bakan İbrahim Yumaklı’ya sunulması bakımından oldukça önemlidir. Milletvekili Aygun’un bu önerisi havada kalmayacak derecede kıymetlidir.
2025 Yılında zaman zaman su kesintilerinin yaşandığı Tekirdağ’da hiçbir şeyin değişmediğini görmek hakikaten üzücü. Yağmurlar kesildiğinde aynı sıkıntıların yaşanması muhtemeldir. TESKİ, ÇTSO, ÇOSB, NKÜ, Basın mensupları ve muhalefet milletvekilleri gelecek adına kaygı duyup bir şeyler yapmaya çalışırken iktidar milletvekilleri neden sessiz. Mestan Özcan ve Çiğdem Koncagül hangi ilin halkına hizmet etmek için Ankara’dalar doğrusu merak ediyorum?
Bir çalışmaları varsa paylaşıp halkı bilgilendirmedikleri, yoksa vatandaşı kale almadıkları, sorumluklarını yerine getirmedikleri sonucu ortaya çıkmaktadır. Her iki halde de ortada bir gariplik olduğu aşikâr. Umarım bundan sonraki zamanlarda iktidar milletvekilleri de yukarıda sıraladığım kurumlar nispetinde Tekirdağ’ın öncelikli sorunu olan susuzluk konusuna eğilirler. Devletin imkânlarını kullanarak kalıcı çözümler sunabilirler.




















