Güncel
Giriş Tarihi : 04-05-2025 10:22

İsrail, Filistin'i tamamen bitirmeyi kafasına koymuş,

Yeni dünyanın gözü önünde Filistin'e zulüm uygulayan İsrail'i eleştirmek ifade özgürlüğü sayılmayacak.

İsrail, Filistin'i tamamen bitirmeyi kafasına koymuş,

Filistin meselesi dünya durdukça devam edecek. Önceki gibi olmasada saldırılar devam ediyor. israil, Filistin'i tamamen bitirmeyi dünya haritasindan silmeyi kafasına koymuş. Türkiye'den arada bir cılız sesler yükselsede bu bir işe yaramıyor. israil'in en büyük destekçisi olan amerikadan aldığı güç ile Filistin'in altını üstüne getirdi. Bir çoğunuz bir zamanlar Filistin' in, Türklere ihanetini okumuş veya dinlemiş olabilirsiniz. Bu nedenle kızgın olup israil'in Filistin'e yaptıklarını önemsemiyor olabirsiniz. Ama orada en önemli olan şey silahsız ve savunmasız insanlara karşı  katliam yapılıyor. Bu bir savaş değildir. Bu bir cinayettir. Bu bir insanlık suçudur.

Geçtiğimiz aylarda dünyanın bir çok ülkesinde Filistin'e destek kampanyaları yapıldı.  abd'nin new york kentindeki columbia üniversitesinde Filistin yanlısı protestolar dünyada çapında  yankı uyandırmıştı. Bunun üzerine amerikan polisi Filistin destekçisi üniversite öğrencilerine sert müdahalede bulundu. Yine indiana üniversitesinde göstericilere müdahale eden polis üniversite içine konuşlanırken bina etrafına keskin nişancılar koymayı ihmal etmedi. Protestolar devam ederken amerikan polisi toplamda yüz Filistin destekçisi universiteli öğrenciyi gözaltına almıştı. İşgal ettiği her ülkeye demokrasiyi getirdiğini götürdüğünü söyleyen amerika Filistin yanlısı göstericilere tahammül edemedi. Çünkü amerika'nın demokrasi ile işi olmaz.

Nihayetinde amerika Gazze'ye destek veren bini aşkın öğrencinin  vizesini iptal etti. donald trump yönetimi, abd'ye seyahat edecekleri de Gazze kıskacına alarak bir dizi önlemler almaya çalışıyor. trump, yönetiminden vize almak için başvuru yapan ve 1 Ocak 2007 tarihinden sonraki Gazze Şeridine gitmiş olan kişilere yönelik olarak vize sürecinde "sosyal medya incelemesi" yapılması emri verdiği belirtildi. Vize başvuruları ile ilgili bu yeni emrin yer aldığı belgenin abd'nin tüm diplomatik misyonları ile konsolosluklarına gönderdiği bilgisi ulusal basında haber olarak yer aldı. 

abd,de  Filistin yanlısı ve israil karşıtı protestolar 140 üniversiteye yayılmıştı. Filistin'i desteklemek suçmuş gibi üniversite öğrencilerine polis çok sert müdahalelerde bulunmuştu. Hatta üniversitedeki protestoların devam etmesi halinde okulların fonları kesileceği tehdidi yapıldı. Çünkü amerika'da üniversiteler ve okullar, federal fonlardan beslendiği için bu tehdit ile protestoların önüne geçilmek istendi. abd dahada ileriye giderek amerikan - israil halkla ilişkiler komitesi üyesi Politikacı mike lawler tarafından hazırlanan "yahudilere karşı önyargılı olma, onlara karşı düşmanlık besleme" anlamına gelen yeni (antisetimitizm) yasası temsilciler meclisinden hızlı bir şekilde geçti.   

amerikan senatosunda onaylanıp yasalaştığında antisetimizmin yasal tanımı " bir yahudi topluluğu olarak tasarlanan israil devletinin hedef alınmasını da içerecek şekilde genişletilecektir. Yasayı savunanlar, yahudi öğrencilere yönelik artan ayrımcılık ve taciz vakalarının önleneceği söylenirken, yeni dünyanın gözü önünde Filistin'e zulüm uygulayan israil'i eleştirmek ifade özgürlüğü sayılmayacak.

Bütün bunlar yaşanırken Japonya'da bir otel, israil'li turistlerden savaş suçu işlemediklerine dair taahhütname istemekte. Bu benim açımdan çok guzel bir gelişme, kendilerini dünyanın hakimi sanan bir avuç israil'li turistlere tokat gibi bir soru olmuş. Madem Türkiye Filistin'e destek veriyor, Japonya'nın yaptığını veya benzer olanını bizde ülke olarak israillilere uygulayalım. israil ordusunda sıhhiyeci olarak görev yapan israilli turistin pasaportunu göstermesinin ardından otel görevlisinin turiste bu taahhütnameye imza atmadan otelde kalmayacağını söylemiş ve bu durumun Rus turistler içinde uygulandığı belirtilmiştir. Formda; "uluslararası ve insancıl hukuku ihlal eden hiç bir savaş suçuna karışmadım; sivillere ( çocuklar, kadınlar vb) saldırı, teslim olan veya savaş esiri olarak alınanların öldürülmesi veya kötü muamele, işkence veya insanlık dışı muamele, cinsel şiddet, zorla yerinden etme veya yağma, uluslararası ceza mahkemesi (UCM) Roma statüsünün 8. Maddesi kapsamına giren diğer eylemler dahil ancak bunlarla sınırlı olmamak üzere hiç bir zaman savaş suçu islemedim" ifadelerinin yer aldığı bir taahhütnamedir. Ve yerinde bir harekettir.

AdminAdmin