Tekirdağ İl Sağlık Müdürlüğü, 4 Mart Dünya Obezite Günü nedeniyle basın bildirisi yayınladı. Yayınlanan bildiride obezitenin bulaşıcı olmayan hastalık olduğu belirtilerek, "BOH, günümüzde dünyadaki en büyük salgınlardan biridir. 2012’de meydana gelen 56 milyon ölümün, 38 milyonuna yani % 68'ne BOH’ler neden olmuştur.

Tekirdağ İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yayınlanan bildirinin devamında şu cümleler yer aldı: "Bulaşıcı Olmayan Hastalıkların (BOH) altında yaygın, önlenebilir risk faktörleri yatmaktadır. Bu faktörler tütün kullanımı, hareketsizlik, sağlıksız beslenme ve alkolün zararlı kullanımıdır. Fazla kilo ve obezite yüzünden her yıl en az 3,4 milyon kişi hayatını kaybetmektedir. Kalp hastalığı, felç ve diyabet riski; beden kütle indeksinin (BKİ) artmasına bağlı olarak giderek artmaktadır. Tüm dünyada fazla kiloluluğun ve obezitenin prevalansı giderek artmakta olup obezite prevalansı 1975’den beri yaklaşık üç kat artmıştır. 2016 yılında 18 yaş ve üzeri 1.9 milyardan daha fazla erişkin fazla kilolu ya da obez olup bunların içinde 650 milyon yetişkin obezdir. 2016 yılında beş yaş altı çocukların 41 milyonu fazla kiloludur."
"BATI MARAMARA'DA DAHA YOĞUN"
Türkiye'de 15 Yaş üstü nüfusta obezite oranının yüzde 31,5 düzeyinde olduğuna dikkat çekilen bildiride şu cümlelere yer verildi: "Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması (TBSA) 2017 sonuçlarına göre ülkemizde 15 yaş ve üzeri bireylerde obezite % 31,5; düşük fiziksel aktivite düzeyi %42,4 olarak saptanmıştır. İlimizin de içinde bulunduğu Batı Marmara Bölümünde ise fazla kilolu oranı %36,1, obezite oranı %33,7 olarak tespit edilmiştir. Dünya Sağlık Örgütü işbirliğinde yürütülen Türkiye Çocukluk Çağı Şişmanlık 2016 Araştırması sonuçlarına göre ilkokul ikinci sınıf çocuklarda obezite %9,9, fazla kiloluluk %14,6; Batı Marmara Bölümünde ise fazla kilolu oranı %13 iken şişman çocukların oranı %12,8 olarak saptanmıştır. 10-18 yaş çocuklarda obezite %9 ve fazla kiloluluk %18,3 bulunmuştur. Ortaokul çocuklarında şişmanlık %10,5, fazla kiloluluk 19,6; lise çağında şişmanlık %5,6, fazla kiloluluk %15 olarak tespit edilmiştir."
TUZ KULLANIMI YÜKSEK
Açıklamanın devamında Türkiye'de kişi başı tuz tüketiminin 10,2 g/gün olduğu belirtilerek, "2010 yılından itibaren ülkemizde Türkiye Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Programı (2019-2023) güncellenerek uygulanmaktadır. Ayrıca Bakanlığımız; Türkiye Diyabet Programı, Tuz Azaltma Programlarını uygulamaktadır" tespitine yer verildi.
"FİZİKSEL AKTİVİTE YAPILMALI"
Obeziteden korunmada sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivitenin arttırılmasının önemli olduğu kaydedilen bildiride şu değerlendirmeler yer aldı: "Günümüzde sıklıkla görülen şişmanlık ve şişmanlığa bağlı kronik hastalıklar ile vitamin ve mineral yetersizliklerinin önlenmesi hem birey hem de toplum için önem taşımaktadır. Sağlıklı yaşam biçimi; sağlıklı beslenme ile aktif bir yaşam için arttırılmış fiziksel aktivite düzeyine dayalıdır. Besin gruplarında yer alan besinlerden sağlıklı seçim yapılabilmesi için besinlerin renk çeşitliliğine, yapısal özelliklerine, bireyin sağlık ve hastalık durumuna, yaşına ve cinsiyetine, fiziksel aktivite ve fizyolojik (gebe ve emziklilik) durumunun özelliklerine dayalı, besinlerin posa, yağ, tuz ve eklenmiş şeker içerikleri dikkate alınarak seçimler yapılmalıdır. Günlük beslenmede önerilen su tüketiminin sağlanması, günlük beslenmede zeytinyağının yer alması, aktif yaşamın desteklenmesi sağlıklı yaşam biçiminin tamamlayıcısı olarak önem taşımaktadır. Sağlığınız için yetişkinlikte haftanın en az 5 günü ve günde en az 30 dakika orta şiddetli, çocukluk çağında ise günde en az 60 dakika orta ve yüksek şiddetli fiziksel aktivite yapılmalıdır."
"SAĞLIKSIZ SEÇİMLERDİR"
"Fazla kilolu veya obez olmak; hipertansiyon, hiperlipidemi, kalp-damar hastalıkları, inme, Tip 2 diyabet, bazı kanser türleri, kas-eklem hastalıkları ve solunum sistemi hastalıkları gibi pek çok sağlık sorunları riskini artırır. Günlük beslenmede; taze sebze ve meyvelerin, tam tahıl ürünlerinin, süt ve ürünleri, balık, tavuk ve diğer yağsız etler ile kuru baklagillerin tüketimi sağlıklı seçimlerdir. İşlenmiş ve hazır besinlerden yağ ve şeker içeriği yüksek olanların tüketimi sağlıksız seçimlerdir."
"KESİNLİKLE UYGULANMAMALIDIR"
Fazla kilolu ve obez bireyler için sağlıklı beslenme önerilerine yer verilen bildiri şu cümlelerle noktalandı: "Besinler diyetisyen tarafından bireye özgü planlanmış porsiyonlarda tüketilmeli, aşırıya kaçılmamalıdır. Yağ ve şeker miktarı azaltılmış ürünler, her zaman düşük enerji içermez. Bu ürünlerin tüketiminde dikkatli olunmalı ve diyetisyene danışmadan tüketilmemelidir. Günlük 2-2,5 litre sıvı ihtiyacının 1,5-2 litresi sudan gelmelidir. Hazır meyve suları, gazlı içecekler vb. yerine sağlıklı içecekler tercih edilmelidir. Kızartma yerine ızgara, haşlama, buharda ve fırında pişirme yöntemleri seçilmelidir. Aşırı tuz tüketiminden kaçınılmalıdır. Gün boyu aktif olunmalıdır. Hızlı vücut ağırlık kaybına neden olan popüler diyetler ve kontrolsüz zayıflama ilaçları kesinlikle uygulanmamalıdır. Fazla kilolu ve obez bireylerin zayıflama diyeti önerisi sadece diyetisyen danışmanlığı ile belirlenmelidir.




















