Hodri meydan.

Siyaset bir meslek değildir. Hiç kimse “hak vaki olana kadar” makamı işgal etmemeli.

Güncel - 03-10-2026 10:11 100 kez okundu.

Hodri meydan.

9.Yüzyıla atfen anlatılan “Papa Joan” efsanesini duymuşsunuzdur.

İngiltere’de doğup Almanya’da büyüyen Ioannes Anglicus, namı diğer "Joan", erkek kılığına girerek Roma’ya yerleşir.

Ruhban sınıfı üyeleriyle çok yakın ilişkiler kuran Joan, bilgelik ve bilgi birikimi sayesinde, kardinallerin oy birliğiyle Papa seçilir. Ancak Joan'ın Papa olduktan sonra  cinsiyetini gizlemek için verdiği mücadele, bir geçit töreninde doğum yapmasıyla son bulur.

Halkın büyük bir öfkeyle Joan'ı linç etmesine neden olan bu olay, Vatikan'da “testis kontrolü” geleneğinin miladı olur.

Papa seçilen kişi pantolonunu sıyırarak mermerden yapılmış olan, ortası delik bir sandalyeye oturur. Kardinallerden birisi, elini kutsal su ile ıslatarak, sandalyenin delik kısmından papanın testislerini kontrol eder.

Kontrolü yaptıktan sonra "Duo testis bene, benedata" (İki adet testisi var, uygundur!) diye bağırdığı söylenir.

Joan'ın hikayesi tarihsel bir efsane olarak kalmaya devam etse de testis kontrolü uygulaması Katolik Kilisesi’nin cinsiyetle ilgili katı tutumunu gözler önüne seriyor.

Bu yaşama aykırı bakış açısı, partiyi kendi mülkleri sayan bir kısım zevatın Çorlu’daki CHP İlçe Başkanlığı’na bakışına ne kadar çok benziyor değil mi?

Ancak asıl soru şu olmalı;

Yalnızca bir çift testise sahip olmak bir insanı “erkek” yapar mı?

Cinsiyet olarak belki “evet”.

Kültürümüzde erkek sözcüğüne yüklediğimiz anlam bakımından ise “hayır”.

Örneğin Azerbaycan’da iri, kocaman bir insanı gördüğünüzde “pezeveng” derseniz övgü, bunun aynısını bizim ülkede yaparsanız sövgü olur. Ve kavga kaçınılmazdır.

Bu sebeple erkeklik testi için delikli sandalyeye oturmaya gerek yok.

Ayinesi iştir kişinin cinsiyetine bakılmaz.

O deliksiz koltuğa bu güne kadar oturanlara saygımız var. Partimize ve topluma yaptıkları katkılar için hepsine teşekkür ediyorum.

Ancak şunu da gözden kaçırmamak lazım;

Siyaset bir meslek değildir. Hiç kimse “hak vaki olana kadar” makamı işgal etmemeli.

Ya da 6 defa gelip 7 defa gitmemeli.

Kendinden önce onlarca kişi o makama oturabildiğine göre senden sonra da o makam boş kalmayacaktır. Çünkü makamlar topluma hizmet için nöbet yeridir.

Nöbeti biten liyakatli kişiler nöbeti bir sonrakine teslim eder ve dönerek yaşamını kazandığı işine devam eder.

Her kurumda olduğu gibi, CHP’nin de denenmişlerle yol yürümesi, bugüne kadar varılamayan menzile hiç varılamayacağını gösterir.

Anlata anlata bitiremedikleri askerlik anılarında “ ben hep nöbette kalmak istiyordum” diyen ya da yazan erkek duymadım.

O halde bu nöbet makamında ila nihai kalmak arzusu neden?

Sebebini bilen varsa söylesin ben de öğreneyim.

Hem denenmişlere sormazlar mı:

“Ne döktün ki elime

Ne süreyim yüzüne ?”

Hep aynı şeyleri yapıp da farklı sonuç beklemek beyhude bir çabadır.

Bizim altı oku hedefe en iyi ulaştıracak dirayetli ve kararlı kemankeşlere ihtiyacımız var.

Daha iyi kemankeş varsa tanımak ve yarışmaktan memnuniyet duyarım.

Bu zorlu zamanlarda ortaya çıkmayıp yeraltı faaliyeti yürütenlerin,

Sırat köprüsünden geçerken heyecanla düşmemi bekleyenlerin arasında olsa bile.

Madem papadan başladık onların anlayacağı dille bitirelim:

“Non ho duo testis ma sfido comunque !”

Hodri meydan.

Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Hayatta Herkes Bir Gün Susar.

Hayatta Herkes Bir Gün Susar.

03-10-2026 - Güncel

Başka söze hacet var mı?

Başka söze hacet var mı?

03-10-2026 - Güncel