Başka söze hacet var mı?

Konağın içi de dışı kadar muhteşem bir güzelliğe sahip.

Güncel - 03-10-2026 09:40 94 kez okundu.

Başka söze hacet var mı?

En sevdiğim şairlerden biridir Ataol Behramoğlu. “Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şey Var” şiiri sanki hayat felsefem olmuştur gençliğimden bu yana. Zaman acı tırnaklarını gösterdiği vakit okurum, ezbere bilirim. Okuduktan sonra hayat mücadelesinde yeniden kendimde güç toplar, sanki hiçbir şey olmamış gibi yoluma devam ederim kaldığım yerden. Hani maçlarda totem yaparlar ya, bir nevi bu da benim totemim diyelim.

Orada geçen bir mısra var hani. “Değişmemelisin hiçbir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu.” diyor ya şair, beni benden alıyor. Başka söze hacet var mı?

Odunpazarı çarşısını gezerken birden karşıma çıkıverdi Edebiyat Müzesi. Koşar adımlarla girdim sanki içeri. Dışarıdan çok güzel, ahşap bir yapıya sahip. İçeriye girer girmez ise keskin bir kitap kokusu karşılıyor sizi. Ne muhteşem bir kokudur bana göre o! İçine derin derin çekersin.

Odunpazarı Belediyesi, tarihi bölgede bulunan 265 yıllık Yağcızade Konağı’nı restore ederek Ataol Behramoğlu Kitaplığı ve Edebiyat Müzesi’ne dönüştürmüş. Tabii ki buradaki kitaplar, yazarımızın kendi bağışladığı kitaplar. Çeşitli fotoğrafları, aldığı ödüller, çerçevelenmiş çeşitli şiirleri süslüyor duvarları ve vitrinleri.

Konağın içi de dışı kadar muhteşem bir güzelliğe sahip. Ortada ahşap bir merdivenden çift taraflı çıkılıyor üst katlara. İki katlı yapının içerisinde ışık sanki her yeri aynı aydınlatıyor. En çok kitap okuma köşelerine bayıldım. İçerisi çok serin. Gezilecek yerim olmasa tüm günümü burada geçirebilirim.

Biraz kitapları inceleyip üst katları gezdikten sonra gözlerim Hasan Âli Yücel’in kitaplarına takılıyor. Dünya klasikleri, Türk klasikleri, şiir kitapları derken işte buluyorum duvarda asılı, çerçevelenmiş totemimi. Birkaç fotoğraf çekip girdiğim kapıdan, yani kaldığım yoldan devam ediyorum…

Ne çok isterdim benim de böyle güzel, geniş, ferah bir kitaplığımın olmasını…

Keşke herkes kitap okuyup kitapları sevebilse. Son zamanlarda bir şeyler oldu bu insanlara. Herkesi bir kötülük, çıkarcılık sardı. Herkes de bir nefret, riyakârlık, kısknçlık var. Kimse kimseyi sevmez oldu. Bukalemun gibi her duruma ayak uyduranlar çoğaldı. Oynamasalar, oyunun bozulacağından korkuyorlar çünkü…Bunun yerine keşke her şeyin bir sonu olduğunu düşünüp boş vakitlerini her daim kitaplarla geçirseler.

Benden bugünlük bu kadar…

Kitap ve sanat dolu günleriniz olsun inşallah…Saygılarımla.

Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Hodri meydan.

Hodri meydan.

03-10-2026 - Güncel

Hayatta Herkes Bir Gün Susar.

Hayatta Herkes Bir Gün Susar.

03-10-2026 - Güncel