Advert

Tütün bağımlılığı araştırıldı

İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü'nden Prof. Dr. Ayşe Ayçiçeği Dinn, Uzman Wayne Dinn ve ekibi, yürüttükleri güncel araştırmada üniversite öğrencilerinde tütün kullanımının yalnızca biyolojik değil, aynı zamanda kişilik, nöropsikolojik işlevler ve bilişsel süreçlerle de ilişkili olduğunu ortaya koydu.

Güncel - 28-11-2025 11:33

Dünyada ve Türkiye’de önemli bir halk sağlığı sorunu olan tütün kullanımı ile ilgili üniversite öğrencileriyle yapılan bir araştırma, sonuçlarıyla dikkat çekti. 18-30 yaş aralığındaki 271 katılımcıyla yürütülen araştırmada, üniversite öğrencilerinin yüzde 36’sının başta sigara olmak üzere, nargile ve elektronik sigara gibi çeşitli tütün ürünlerini kullandıkları görüldü.

“Müdahale için hala fırsat var”

Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 45’i ise herhangi bir tütün ürünü kullanmıyor. Tütün kullanan öğrencilerin çoğunun bu ürünlere karşı düşük düzey bağımlılık gösterdiğini belirten araştırma ekibi, “Üniversite öğrencilerinin tütün ürünlerine karşı henüz ileri düzey bağımlılık geliştirmemiş olması, müdahale için hala fırsat olduğunu gösteriyor. Gençlere sadece sigara değil, tüm tütün ürünleri hakkında doğru bilgilendirmenin sağlanması, bağımlılıkla mücadelede doğru kaynakların ve desteklerin sunulması, risk grubu olan gençler arasında tütün salgının kontrol altına alınmasına yardımcı olabilir” dedi.

“risk almayı seven bireyler”

Ekibin yürüttüğü araştırmalarda, sigara içme alışkanlıkları ile bazı kişilik özelliklerinin ilişkili olabileceği görüldü. Araştırmacılar, sigara kullanan üniversite öğrencilerinin daha çok risk almayı seven, heyecan arayan ve kuralları zorlamaya eğimli bireyler olabileceklerine dikkat çekti.

“Tütün bağımlılığında önemli beyin bölgeleri”

Ekip tarafından yürütülen nöropsikolojik araştırmalar, sigara içen öğrencilerin çalışma belleği, dikkat gibi bilişsel süreçlerde başarılı olduğunu gösterdi. Araştırmacılar orbitofrontal korteksin önemini şu şekilde açıkladı: “Orbitofrontal korteks, kurallara uyma, davranışları-dürtüleri kontrol etme ve bastırma, ödül-ceza değerlendirmesi yapma ve sosyal davranış ile ilişkilendirilen beyin bölgesi. Araştırmalarımızda sigara içen öğrencilerin bu bölge için kullanılan nöropsikolojik testlerde içmeyenlere göre, daha kötü performans gösterdiğini bulguladık. Bu bulgular, nikotin kullanımında orbitofrontal korteksin kritik bir rol oynadığını ve davranışsal disinhibisyonun bağımlılıkla ilişkili olabileceğini gösteriyor.”

“Yüzde 36’sı tütün ürünleri kullanıyor”

Yapılan araştırma sonucunda 18-30 yaş aralığındaki üniversite öğrencilerinin tütün kullanım alışkanlıkları ile ilgili sonuçlar elde edildi. Araştırma bulguları, üniversite öğrencilerinin yüzde 36’sının başta sigara olmak üzere, nargile ve elektronik sigara gibi çeşitli tütün ürünlerini kullandıklarını gösterdi. Katılımcıların yüzde 45’i ise herhangi bir tütün ürünü kullanmadığını belirtti. Araştırma ekibi, bu bulguların üniversite öğrencilerinin tütünle verdikleri mücadelede kritik bir dönemde olduklarını ve erken müdahalenin önemini ortaya koyduğunu ifade etti.

“Erkek öğrenciler arasında daha yaygın”

Araştırmada üniversite öğrencilerinin tütün kullanım alışkanlıkları incelendi. Araştırma sonuçlarına göre tütün ürünü kullanan öğrencilerin yüzde 45’inin erkek, tütün ürünü kullanmayan öğrencilerin sadece yüzde 21’inin erkek olduğunu belirten araştırma ekibi,  “Bu veriler, erkek öğrencilerin kadın öğrencilere kıyasla tütün kullanımına daha eğilimli olduğunu göstermekte ve uluslararası literatürü desteklemektedir” dedi.

Sosyal çevrenin tütün kullanımına etkisi araştırıldı

Ayşe Ayçiçeği Dinn ve ekibi, üniversite öğrencilerinin tütün kullanım alışkanlıklarında ailelerinin ve yakın arkadaşlarının rolüne odaklandı. Araştırmaya katılan öğrencilerin yüzde 71’inin ailesinde en az bir kişinin tütün ürünü kullandığı belirlendi. Araştırma ekibi, bu sonuçla ilgili de “Özellikle baba ve kardeşlerin tütün kullanım oranları yüksek. Bu durum, gençlerimizin tütün kullanımına başlamasında ve sürdürmesinde aile içindeki rol modellerin etkili olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla gençlerin tütün ile mücadelelerini kapsayan çalışmaların aileleri de kapsayacak şekilde düzenlenmesine ihtiyacımız var” değerlendirmesini yaptı.

İlk deneme arkadaş ortamında yapıldı

Araştırmada katılımcılara ilk tütün ürününü ne zaman ve nerede kullandıkları da soruldu. Katılımcılar, ilk denemelerinde arkadaş ortamında bulunduklarını belirtirken; tütün ürünü kullanan öğrencilerin yakın arkadaşlarının yüzde 41’inin sigara kullandığı da ortaya çıktı. Araştırma ekibi, bu bulguları şöyle yorumladı: “Ailedeki rol modeller kadar, risk grubu olarak değerlendirdiğimiz üniversite öğrencilerinin sigara, nargile veya elektronik sigara kullanımında yakın arkadaşlar da teşvik edici rol üstleniyor. Sosyalleşme ihtiyacı, akranlar tarafından kabul görme, yetişkin gözükme istekleriyle üniversite öğrencilerinin tütün ürünlerine ilgisi daha çok artıyor. Tabii, bir de nargile kafeler ve satışı her geçen gün artan elektronik sigaralar var. Nargile kafeler hem sosyalleşme hem de nikotin tüketim imkanı sunarken, elektronik sigaraların zararları azımsanıyor.”

“Henüz şiddetli bağımlılık yok ancak önlem alınmalı”

Araştırmanın umut verici bulgularından birinin, tütün kullanan öğrencilerin çoğunun bu ürünlere karşı düşük düzey bağımlılık göstermesi olduğunu belirten araştırma ekibi, “Üniversite öğrencilerinin tütün ürünlerine karşı henüz ileri düzey bağımlılık geliştirmemiş olması, müdahale için hala fırsat olduğunu gösteriyor. Gençlere sadece sigara değil, tüm tütün ürünleri hakkında doğru bilgilendirmenin sağlanması, bağımlılıkla mücadelede doğru kaynakların ve desteklerin sunulması, risk grubu olan gençler arasında tütün salgınının kontrol altına alınmasına yardımcı olabilir” şeklinde değerlendirdi.

“Gençler tehlikenin farkında, peki ne yapılmalı?”

Araştırmanın ilginç bulgularından birinin tütün kullanan öğrencilerin yüzde 67'sinin bu ürünlerin sağlıklarına oldukça fazla zarar verdiğini düşünmesi olduğunu belirten araştırma ekibi, “Öğrenciler tütünün zararları konusunda bilinçli ancak yine de kullanmaya devam ediyorlar. Bu, sadece bilgilendirmenin yeterli olmadığını, kapsamlı müdahale programlarına ihtiyaç olduğunu gösteriyor”  değerlendirmesinde bulundu.

“Çok boyutlu bir mücadele gerekiyor”

Araştırma ekibi, “sağlığa zararlıdır” sloganının ötesinde adımlar atılması gerektiğini belirterek önerilerini şöyle sıraladı: Aile odaklı müdahale programları: Ailelerin tütün kullanımının gençler üzerindeki etkisi göz önünde bulundurularak, ebeveyn ve kardeşleri de kapsayan farkındalık programları geliştirilmeli.

“Sosyal ortamlar oluşturulmalı”

Akran desteği ve sosyal ağların gücünden yararlanma: Arkadaş çevrelerinin tütün kullanımını teşvik etme rolünün aksine, sağlıklı yaşam biçimlerini destekleyen sosyal ortamlar oluşturulmalı.

“Yoğun bilgilendirme”

Erken dönem müdahale: Düşük bağımlılık düzeylerinin avantajından yararlanarak, üniversiteye giriş döneminde yoğun bilgilendirme ve destek programları uygulanmalı.

“İnteraktif programlar”

Kapsamlı farkındalık çalışmaları: Sadece bilgi vermek değil, davranış değişikliğini destekleyen interaktif programlar tasarlanmalı.

“Özel bilgilendirme kampanyaları”

Nargile ve elektronik sigara odaklı özel yaklaşımlar: Bu ürünlerin "daha az zararlı" algısına karşı özel bilgilendirme kampanyaları düzenlenmeli. Üniversite içi destekleyici ortamlar: Sigara bırakma danışmanlık hizmetleri, stresle başa çıkma teknikleri ve sosyal alternatifler sunulmalı.

“Stresle başa çıkma becerileri”

Stresle başa çıkma becerilerini geliştirmek: Üniversite yılları, yeni sorumluluklar ve roller ile pek çok zorlukları beraberinde getirmektedir. Bu zorluklar gençlerin stres düzeylerini artırırken uzmanların ve ailelerin desteği ile stresle başa çıkma becerilerini geliştirmeleri için gerekli destek sağlanmalı. Bu önerilerin üniversiteler, eğitimciler, sivil toplum kuruluşları işbirliği ile hayata geçirilmesi, üniversite öğrencilerinin tütün salgını ile mücadelede güçlenmesini sağlayacaktır

Günün Diğer Haberleri