Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda görüşülen kanun teklifinin 7’nci maddesi üzerine konuşan Selcan Taşçı, Basın İlan Kurumu’nun değişime ihtiyaç duyduğunu kabul ettiklerini ancak getirilen düzenlemelerin bu ihtiyaca cevap vermediğini ifade etti.
“MEDYA ÜZERİNDEKİ BASKIYI ARTIRIYOR”
Basın İlan Kurumu’nun asli görevinin basın özgürlüğünü korumak ve kamu kaynaklarının adil dağıtımını sağlamak olduğunu belirten Taşçı, mevcut teklifin ise kuruma daha fazla yaptırım yetkisi verdiğini ve medya kuruluşları üzerindeki baskıyı artırdığını söyledi.
“HESAP VEREBİLİR YAPIYA KAVUŞTURULMALI”
Konuşmasında kamu ilanlarının dağıtım sürecine dikkat çeken Taşçı, her yıl yüz milyonlarca liralık resmi ilan ve reklamın hangi ölçütlere göre dağıtıldığının kamuoyu tarafından bilinmediğini dile getirdi. Basın İlan Kurumu’nun öncelikle bu konuda hesap verebilir bir yapıya kavuşturulması gerektiğini vurgulayan Taşçı, ilan dağıtımlarına ilişkin bilgilerin “ticari sır” gerekçesiyle kamuoyundan saklanmasının kabul edilemeyeceğini söyledi. Taşçı, “Yapılması gereken değişiklik, basına daha fazla yaptırım uygulamak değil; kamu kaynaklarının kimlere, hangi kriterlerle dağıtıldığını şeffaf biçimde açıklayan bir sistem kurmaktır” ifadelerini kullandı.
“YEREL BASIN AĞIR DARBE ALACAK”
Teklifte yer alan bazı düzenlemelerin özellikle yerel medya kuruluşlarını olumsuz etkileyeceğini belirten İYİ Partili Taşçı, gazeteleri birleşmeye zorlayan ve çeşitli fiziki şartlar getiren uygulamaların Anadolu basını üzerinde yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
“YEREL BASININ CENAZE NAMAZINI KILDIRACAK”
Yerel basının demokrasinin en önemli unsurlarından biri olduğunu kaydeden milletvekili, bu kurumların ayakta kalmasının kamu yararı açısından hayati önemde olduğunu ifade etti. Selcan Taşçı, getirilen düzenlemelerin yerel gazetelerin ekonomik olarak daha da zorlanmasına yol açacağını belirterek, “Yerel basının cenaze namazını kıldıracak düzenlemelerden kaçınılmalıdır” değerlendirmesinde bulundu.
“GAZETECİLİK BAĞIMSIZ BİR FAALİYET”
Kanun teklifinin internet haber sitelerine ilişkin hükümlerini de eleştiren Taşçı, gazeteciliğin siyasi iktidarlardan talimat alan bir meslek olmadığını söyledi. Komisyon görüşmelerinde kullanılan “internet sitelerinin vasıf ve ödevlerini belirliyoruz” yaklaşımına tepki gösteren Taşçı, gazeteciliğin kamu yararını esas alan bağımsız bir faaliyet olduğunu vurguladı.
“BASIN İLKELERİ GÜVEN SORUNU NEDENİYLE TARTIŞMALI”
“Gazetecilik kamu yararını gözetir ancak devlet hiyerarşisi içinde emir-komuta zincirine bağlı değildir” diyen Vekil siyasi iktidarların medyanın görev tanımını belirleme hakkına sahip olmadığını savundu. Konuşmasında basın ilkeleri ve basın ahlakı kavramlarına da değinen Selcan Taşçı, son yıllarda gazeteciler hakkında yürütülen soruşturmalar ve tutuklamalar nedeniyle iktidarın bu alanda güven veremediğini ileri sürdü.
“HABER KAYNAKLARININ KORUNMALI”
Gazeteciliğin suç gibi gösterildiğini savunan milletvekili, haber kaynaklarının korunmasının evrensel gazetecilik ilkelerinin başında geldiğini belirterek, gazetecilerin kaynaklarını açıklamaya zorlanmasının basın özgürlüğüyle bağdaşmadığını ifade etti.
“İKTİDARLARIN GÖREVİ BU ANAYASAL HAKKI KORUMAKTIR”
Konuşmasının son bölümünde Basın İlan Kurumu’nun basın özgürlüğünün teminatı olarak gösterilmesine de karşı çıkan Taşçı, özgür basının kaynağının kamu ilanları değil halkın haber alma hakkı olduğunu söyledi. Basın özgürlüğünün gücünü ve meşruiyetini Anayasa’dan aldığını vurgulayan İYİ Partili vekil, devlet kurumlarının ve siyasi iktidarların görevinin bu anayasal hakkı korumak olduğunu ifade etti.
“BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN GÜVENCESİ ANAYASA’DIR”
Selcan Taşçı, “Basın hürriyetini sağlayacak olan şey kamu ilanı dağıtımı değildir. Basın özgürlüğünün garantörü Anayasa ve halkın haber alma hakkıdır. Yapılması gereken, tüm kurumların ve siyasi iktidarın bu ilkelere uygun hareket etmesidir” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.
















