Düzenlenen programda, Yunanistan’dan gelen konuklar atalarının bir zamanlar yaşadığı toprakları ziyaret etmekten duydukları duyguları paylaştı. Trakya’nın köklü geleneklerinden biri olan ve hasat sonrasında emeğe teşekkür ile bereketi simgeleyen “Kırçma” buluşmasında, ortak geçmişin hatıraları, kültürel miras ve barış mesajları öne çıktı.
TARLA EMEĞİ KARŞILIĞINI BULUR
Programda konuşan Trakya ve Işıklar Köyü Selanik Mübadilleri ile Balkan Türkleri Derneği Başkanı Olcay Ceylan, “Kırçma, Rumeli ve Balkan kültüründe, hasadın tamamlanmasını kutlamak ve bereket için şükretmek amacıyla kurulan geleneksel bir sofradır. Bu sofrada tarla emeği karşılığını bulur. Dualar edilir, paylaşmanın, imecenin ve dayanışmanın ruhu birlikte yaşatılır. Bugün Semetli'de bu geleneği yeniden yaşatmanın mutluluğunu ve gururunu duyuyoruz. Bu anlamlı buluşmanın gerçekleşmesine öncülük eden, kültürümüzün ve dayanışma ruhumuzun yaşatılmasına her zaman büyük destek veren Tekirdağ Büyükşehir Belediyemize ve Sayın Başkanımız Dr. Candan Yüceer’e yürekten teşekkür ediyoruz” dedi.
BİZLERİ ONURLANDIRDI
Etkinlikte söz alan Yunanistan Nea Rodosto Belediye Başkan Yardımcısı Lagos Nikos, gösterilen misafirperverlikten duyduğu memnuniyeti belirterek, “Burada gördüğümüz ilgi, misafirperverlik ve bizlere yardımcı olunması bizleri çok onurlandırdı. Başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Candan Yüceer olmak üzere muhtarlarımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Zamanında dedelerimizin yaşadığı bu güzel toprakları ziyaret etmek bizleri çok duygulandırıyor. Bu ziyaretleri yapabildiğimiz için kendimizi çok şanslı hissediyoruz” şeklinde konuştu.
“İNSANIMIZIN ALIN TERİ VAR"
Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, buluşmada gerçekleştirdiği konuşmasında hem kırçma geleneğinin anlamını vurguladı hem de Ege'nin iki yakasındaki dostluk ve barış mesajlarına dikkat çekerek şunları söyledi: “Ne güzel bir gün, ne güzel bir buluşma, ne güzel bir sofra… Bu sofranın bir yanında toprağımızın bereketi, diğer yanında insanımızın alın teri var. Bu buluşmayı anlamlı kılan ise geçmişten bugüne taşıdığımız mirasımız, hatıralarımız, dostluğumuz ve yeniden bir araya gelen gönüllerimizdir. Bu güzel buluşmada emeği ve katkısı olan başta Semetli ve Işıklar köylerimizin kıymetli insanları olmak üzere muhtarlarımıza, dernek başkanlarımıza, yöneticilerimize ve emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum.”
“DOSTLUĞUN YAŞATILDIĞI SOFRALAR”
Yüceer, konuşmasının devamında şunları söyledi: “Bu sofrada yalnızca ekmeğimizi, lokmalarımızı bölüşmüyoruz; geçmişimizi, hatıralarımızı, acılarımızı, umutlarımızı ve geleceğe dair güzel dileklerimizi de paylaşıyoruz. Kırçma, bu toprakların en güzel geleneklerinden biri. Ekinler ekilir, toprak işlenir, günlerce, aylarca emek verilir. Güneşin altında ter dökülür, yağmur beklenir, ürün yetiştirilir. Hasat tamamlanır, harman kaldırılır. İnsanlar bir araya gelir, ekmeğini bölüşür ve berekete şükreder. Ancak kırçmanın anlamı bizim için yalnızca bundan ibaret değil. Bu sofralar aynı zamanda sevincin ve acının paylaşıldığı, dayanışmanın, kardeşliğin ve dostluğun yaşatıldığı sofralardır. İşte Trakya’mızın ruhu, Rumeli kültürümüzün özü budur.”
"YAŞANMASI ZOR BİR KELİME"
Mübadelenin insan hayatındaki derin izlerine dikkat çeken Candan Başkan, “Semetli ve Işıklar, Balkanların hatırasını taşıyan, Rumeli’nin sesini, kokusunu ve kültürünü bugüne ulaştıran kıymetli köylerimiz. Bu toprakların her köşesinde bir insan hikâyesi var. Kimi Selanik’ten, kimi Balkanların başka bir köşesinden gelmiş, kimi de bu topraklardan ayrılarak Ege’nin öte yakasında yeni bir hayata başlamış. Mübadele, söylemesi kolay ama yaşaması çok zor bir kelime. Düşünün, doğduğunuz evi, büyüdüğünüz toprağı, komşularınızı ve hatıralarınızı geride bırakıyorsunuz. Bir bavula sığdırabildiklerinizle yeni bir başlangıç yapıyorsunuz. Mübadele, Ege’nin iki yakasında yaşayan insanlar için büyük acılar ve zorluklar barındırıyor” ifadelerini kullandı.
"BİR KEZ DAHA HOŞ GELDİNİZ"
Geçmişin yaralarını dostlukla sarmanın önemini vurgulayan Başkan Yüceer, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Bugün bizlere düşen görev, yaşanan acıları unutmamak ama o acıların yeni ayrılıklara değil, yeni dostluklara ve kardeşliklere vesile olmasını sağlamaktır. Aramızda bulunan Yunanistan’dan gelen kıymetli konuklarımıza bir kez daha hoş geldiniz diyorum. Aradan bir asır geçti ama hatıralar silinmedi. Şarkılarımızda, türkülerimizde, yemeklerimizin kokusunda, büyüklerimizin anlattığı hikâyelerde, eski fotoğraflarda ve bugün çevremizde gördüğümüz yapılarda yaşamaya devam ediyor. Bugün de o hatıraların etrafında, Ege’nin iki yakasındaki dost ve kardeş insanlar olarak yeniden buluşuyoruz. Ne mutlu bize ki bir asır önce yolları ayrılan insanların torunları bugün aynı sofranın etrafında birbirlerinin gözlerinin içine bakabiliyor, aynı ekmeği paylaşabiliyor ve birbirlerine dostça el uzatabiliyor. İşte barış dediğimiz şey tam olarak budur.”
"YURTTA SULH, CİHANDA SULH”
Barışın yalnızca savaşsızlık değil, geçmişin acılarını anlamak ve ortak yaşama kültürünü güçlendirmek olduğunu ifade eden Candan Başkan, “Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün ortaya koyduğu 'Yurtta sulh, cihanda sulh' ilkesi doğrultusunda bizler de barış ve dayanışma için çalışmaya devam ediyoruz. Bizim için barış, yalnızca savaşın olmaması değildir. Birbirimizin acısını anlayabilmek, farklılıklarımızla birlikte yaşayabilmek ve geçmişin yaralarını yeni kuşaklara düşmanlık olarak bırakmamaktır. Çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras budur. Tekirdağ, büyük bir kültürün ve zengin bir insanlık mirasının kentidir. Bu şehirde Balkanların hatırası, Rumeli’nin türküleri, göç yollarının hüznü ve yeniden hayata başlamanın cesareti var. Bu şehirde alın teri, mücadele ve kardeşlik var. Tekirdağ’ın en büyük zenginliği de işte bu kültürü ve insanıdır” diye konuştu.






















