Güncel
Giriş Tarihi : 23-07-2026 16:56

Emeklinin maaşı açlık sınırının altında

İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, TBMM Genel Kurulu'nda sinema sektörüne yönelik teşvik düzenlemesini sert sözlerle eleştirdi. Taşçı, “Ahbap-çavuş halkası içindeki birkaç yapımcı ihya olacak diye hem vatandaşı hem de koca bir sektörü yeni mali yüklerle karşı karşıya bırakmak sinemayı desteklemek değil; tam tersine bağımsız sinemacıları haksız rekabete maruz bırakarak kösteklemektir” dedi.

Emeklinin maaşı açlık sınırının altında

İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, TBMM Genel Kurulu'nda ki konuşmasında Ankara'da TUSAŞ'a ait helikopterin eğitim uçuşu sırasında düşmesi sonucu şehit olan Yasaözden Bakkal'ı anarak başlayan Taşçı, şehide Allah'tan rahmet, ailesine başsağlığı ve yaralılara acil şifalar diledi.

“ÖNCELİĞİMİZ VATANDAŞIN İNSANCA YAŞAYABİLMESİ”

Sanat eğitimi aldığını ve sanatın toplumların dönüşümünde en önemli araçlardan biri olduğuna inandığını belirten Selcan Taşçı, normal şartlarda kültür ve sanata yönelik hiçbir desteğe karşı çıkmayacağını ifade etti. Ancak mevcut ekonomik tabloyu hatırlatan Taşçı, "Perde sinemasına teşviki, emekliye yapılacak zamla aynı kanun teklifinde görüşüyoruz. Açlık sınırının altında yaşam mücadelesi veren milyonlarca emekli varken önceliğimiz sinema desteği değil, vatandaşın insanca yaşayabileceği gelir seviyesine ulaşması olmalıdır” ifadelerine yer verdi.

"AKLA ZİYAN"

Türkiye'de 16 milyondan fazla emeklinin açlık sınırının altındaki maaşlarla yaşam mücadelesi verdiğini söyleyen Taşçı, temel ihtiyaçlarını karşılayamayan vatandaşların bulunduğu bir dönemde devletin kültürel faaliyetler için yeni finansman modelleri aramasını "akla ziyan" olarak nitelendirdi.

“KARŞILIK BULMAYACAKTIR”

Konuşmasında Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşesine de atıfta bulunan Taşçı, vatandaşın temel fizyolojik ve güvenlik ihtiyaçları karşılanmadan kültürel faaliyetlerin finansmanını tartışmanın gerçeklikten kopuk olduğunu ifade etti. Taşçı, “Emeklinin dikkat kesildiği bu oturumda sinema desteği için kaynak yaratma yollarını tartışmak, İstanbul kuşatılırken meleklerin cinsiyetini tartışan Bizanslı rahiplerin durumuna düşmektir. Mevcut şartlarda bu düzenleme vatandaşın vicdanında karşılık bulmayacaktır” diye konuştu.

"DEVLETİ TİCARETHANEYE ÇEVİRME TEKLİFİDİR"

Teklifin özünde sinema desteği değil, kamu hizmetlerinin ücretlendirilmesi anlayışını barındırdığını savunan Vekil, başvuru işlemlerinden alınacak ücretlerin artırılması ve medya hizmet sağlayıcılarından Kültür ve Turizm Bakanlığı adına yeni paylar alınmasının vatandaşın sırtına yeni mali yük bindireceğini ifade etti.

“DOĞRUDAN VATANDAŞA YANSIYACAK”

RTÜK'e hâlihazırda gelirlerinin yüzde 1,5'ini ödeyen medya kuruluşlarının ayrıca yüzde 2 oranında Bakanlığa ödeme yapmak zorunda bırakılacağını belirten Taşçı, bunun nihai maliyetinin dijital platform abonelikleri ve yayın ücretleri üzerinden doğrudan vatandaşa yansıyacağını söyledi.

“YALNIZCA 18 FİLMİ DESTEKLEDİ”

Taşçı, konuşmasına şöyle devam etti: "Devlet kamu hizmetini ücret karşılığında sunacaksa vatandaş neden vergi ödüyor?" Geçmişte kamu mali reformu kapsamında savunulan bütçe birliği ve şeffaflık ilkelerinin bu düzenlemeyle çeliştiğini dile getirdi. 2025 yılında vizyona giren yüzlerce yerli filme rağmen Kültür ve Turizm Bakanlığı yalnızca 18 filmi destekledi.”

“KAYDA DEĞER BAŞARI GÖSTEREMEDİ”

Desteklenen yapımların büyük bölümünün gişede karşılık bulamadığını söyleyen milletvekili, çocuk filmleri dışında başarı elde eden yapım bulunmadığını ifade etti. Festival filmi gerekçesiyle savunulan projelerin de uluslararası festivallerde kayda değer başarı gösteremediğini belirten vekil, devlet desteği alan filmlerin Türkiye'nin tezlerini uluslararası alanda anlatan, kara propagandaya karşı etkili bir kültürel diplomasi aracı da olamadığını belirtti.

“DOĞRU BULMUYORUZ”

Milletvekili "Devlet eliyle desteklenen sinemadan hem sanatsal başarı hem de Türkiye'nin haklı tezlerini dünyaya anlatacak güçlü yapımlar beklerim. Ancak bugüne kadar bu etkiyi oluşturabilmiş bir film göremiyoruz. Desteklerin objektif ölçütlerle değil, belirli çevrelere yakın isimlere yöneliyor. Danışmanlığını bakan yardımcılarının yaptığı projeler veya eski iktidar milletvekillerinin yer aldığı yapımların desteklenmesini doğru bulmuyoruz” değerlendirmesinde bulundu.  

"AHBAP-ÇAVUŞ İLİŞKİLERİ KAZANACAK"

Konuşmasının sonunda düzenlemenin bağımsız sinemaya katkı sağlamayacağını belirten Selcan Taşçı, yeni mali yüklerin hem vatandaşı hem de sektörün büyük bölümünü olumsuz etkileyeceğini ifade etti. Taşçı, “Ahbap-çavuş halkası içindeki birkaç yapımcı ihya olacak diye hem vatandaşı hem de koca bir sektörü yeni mali yüklerle karşı karşıya bırakmak sinemayı desteklemek değil; tam tersine bağımsız sinemacıları haksız rekabete maruz bırakarak kösteklemektir" ifadelerine yer verdi.

AdminAdmin