Güncel
Giriş Tarihi : 10-08-2016 20:59   Güncelleme : 10-08-2016 20:59

Demokrasi Sevdası

Demokrasi Sevdası
9fb57fe39529c9aa8cdc06e8919bf973 Yenikapı’da düzenlenen Demokrasi ve Şehitler Mitingi, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Şehitler anısına okunan  Kur’an Kerim’den sonra Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez şehitler için dua etti. Programın ilk konuşmacısı MHP Devlet Bahçeli oldu. Yenikapı Meydanında toplanan yüz binlerce insanın  nurlu geleceği aydınlattığını belirten Devlet Bahçeli, “Üzerimize oynanan oyunlara, aramıza sokulmaya çalışılan fitnelere rağmen 15 Temmuz akşamından bu güne kadar dik durdunuz, kardeşliği inançla savundunuz, teröristlere hadlerini bildirdiniz, yenilgi nedir tanımadınız. Ben de varım ve buradayım dediniz. Yıkılmadım ve ayaktayım diyerek Yenikapı'ya koştunuz. Yeni bir dirilişin müjdesini verdiniz. Millet burada, irade burada, inanç burada. Hepinizle övünüyor,  Türk milletiyle iftihar ediyorum.” Dedi. “CİNAYET ÖRGÜTÜ VUR EMRİ VERDİ” 15 Temmuz'da Türkiye’nin felaketini  projelendirdiklerini sözlerine ekleyen Bahçeli, “15 Temmuz'da son nefesi vermemizi gözlediler. Feto,  milletimizin helali olan savaş uçaklarıyla milletimize saldırdı, helikopterler üzerimizde uçtu. 15 Temmuz yeni bir kıyım hamlesiydi. Su uyur, düşman uyumaz sözü bir kez daha karşılığını buldu." “AYNI KARANLIK YOLUN YOLCULARIDIR” Milli vicdanın 15 Temmuz akşamında  tankın önüne dikildiğini ifade eden Bahçeli, “Demokrasinin namusunu sizler korudunuz. Kurşunların üzerine gül bahçesine girer gibi yürüdünüz. Çünkü siz Türk milletisiniz. Türk milleti küresel senaryonun farkındadır. Bu vatan 3-5 teröristin sözde vaazlarıyla düşmeyecek. 15 Temmuz FETÖ darbe teşebbüsü, 627 yıl önce Kosova'da mağlup olanların yeni bir kalkışmasıdır. 620 yıl önce Niğbolu'da ezilenlerin tekrardan başını kaldırmasıdır. 572 yıl önce Varna'da, 563 yıl önce İstanbul'da, 490 yıl önce Mohaç'ta döktükleri kanda boğulduklarını sandıklarımızın yeniden karşı harekatıdır. 15 Temmuz'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni, emniyet ve istihbarat kuruluşlarını bombalayıp sivil ve masum vatandaşlarımızı katledenlerle 101 yıl önce Çanakkale kıyılarında gelip üzerimize ateş saçanlar, aynı karanlık yolun yolcusudur." Şeklinde konuştu. “TÜRKİYE’NİN KALBİNE NİŞAN ALDI” 15 Temmuz’un, yeni bir istila denemesi, yeni bir kıyım ve yıkım hamlesi olduğunu hatırlatan bahçeli, “Mondros'ta çerçevesi çizilip Sevr'de dayatılan imha planları, 15 Temmuz'da yeniden gün yüzüne çıkarıldı. Zalimler, hainler, emperyalizmin maşaları, bu defa Türk askeri kılığına girdiler, milletin silahını yine millete çevirdiler, milletin imkanlarını kullanarak yine millete öldürücü darbe vurmak istediler. Alim ve hoca görünümlü bir terörist, sığındığı Pensilvanya'dan getirdiği beddua seanslarıyla, nefret söylemleriyle, öfke nöbetleriyle cinayet örgütüne Türkiye'ye 'vur' emri verdi. İblis'e ruhunu satan bu vaiz, Müslüman görünümlü bu Voyvoda, ihanetle, Türk ve Türkiye düşmanlığıyla fitne ve münafıklıkta rekor kırdı. Haçlı emellerinin taşıyıcılığını yapan FETÖ, Türkiye'nin kalbine nişan aldı.” Diye konuştu. “DEMOKRASİ TARİHİMİZİN ÖNEMLİ BİR GÜNÜ” Devlet Bahçeli’den sonra sahneye çıkan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise 12 madde halinde sıraladığı konuşmasında laiklik ve demokrasinin korunmasına işaret ederek kışla, cami ve adliyelerin siyasete alet edilmemesi gerektiğine vurgu yaptı. Kemal Kılıçdaroğlu, ““Bugün, demokrasi tarihimizin önemli bir günüdür. Bugün, Türk siyasal hayatı demokrasi tarihinde önemli bir olaya imza attı. 15 Temmuz akşamı TSK içinde yuvalanan bir çete kurulu Türk demokrasisine darbe yapmak istedi. Parlamentoya darbe yapmak istedi. TBMM sabaha kadar çalışarak darbecilere karşı dik durarak sadece kendi onurunu değil, sizin seçip parlamentoya gönderdiğimiz milletvekillerinin onurunu korumuştur. Parlamentoda grubu bulunan dört siyasi partinin liderleri ve milletvekilleri darbeye karşı açık net bir tavır koymuşlardır. Darbeye karşı demokrasi bildirgesini hep birlikte imzalamışlardır. Gazi Mustafa Kemal şunu söylüyor, “Söz konusu vatansa gerisi teferruattır”. ” İfadelerini kullandı. “SOYLU BİR ANLAŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR”700x144671_tayyip_1 15 Temmuz darbe girişiminden bütün siyasilerin ders çıkarması gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye’yi çağdaş uygarlığa götürmemiz için camiye, kışlaya ve adliyeye siyaseti sokmayalım. Yapacağımız ilk iş camide siyaset olmayacak, adliyede siyaset olmayacak, kışlada siyaset olmayacak. Adalet arıyorsak, onları başka bir yerde aramamız lazım. Bizim soylu bir anlaşmaya ihtiyacımız var. Bizim milleti kardeş kılma gibi bir görevimiz var. Siyasette öz eleştiri yapmak gerekiyor. Eğer geçmişi iyi tahlil edebilirsek gelecekte çok daha güzel bir Türkiye inşa edebiliriz. “DEMOKRASİ MİLLETİN İRADESİDİR” Devletin inşasında liyakat sisteminin esas alınması gerektiğine vurgu yapan Kılıçdaroğlu diğer esasları şöyle sıraladı: “Liyakat sisteminde vazgeçmemeliyiz. Bu bizim tarikattan, bu bizim cemaatten, bu bizim partimizden değil, kim işi iyi yapıyorsa geleneğini Türkiye’de başlatmalıyız. Bir başka husus her koşulda demokrasiye sahip çıkmalıyız. 15 Temmuz darbe girişimi demokrasinin ne kadar önemli olduğunu bize gösterdi. Halk, direnme gücünü kullanarak tankların önüne çıkarak canını siper ederek demokrasiyi savunmuştur. Demokrasi milletin iradesidir. “CUMHURİYET KİMSESİZLERİN KİMSESİDİR” Cumhuriyetin kurucu değerlerine sahip çıkmalıyız. Mustafa Kemal ve arkadaşları bir anayasa yaptılar, birinci maddesi şudur: Hakimiyet kayıtsız şartsız milletin. Dolayısıyla hiçbir kimseye, hiçbir aileye, hiçbir zümreye imtiyaz tanınmıyor. Vatandaşlar eşittir, birliktedir, kimliği, inancı, yaşam tarzı ne olursa olsun bütün vatandaşlar kanun önünde eşittir. Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir, bugün cumhuriyet olmasaydı Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı olamazdı, Binali Yıldırım Başbakan olamazdı, Kemal Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanı olamazdı. Cumhuriyet bu kadar değerlidir. “MEDYANIN BAĞIMSIZLIĞINA ÖNEM VERMELİYİZ” Parlamenter sistemin ve m57a751fb67b0a91cf4dc2d74 (1)edya özgürlüğünün  güçlendirilmesi gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “15 Temmuz akşamı bağımsız medya olmasaydı kimse sokaklara çıkmayacaktı. Vatandaş, en meşru hakkı olan direnme hakkını kullanarak demokrasiyi korudu ve mücadelesini yaptı. Medya özgürlüğünün bir diğer önemi şudur, siyasetçiyiz hatamız olabilir. Bunları dile getirecek olan medyadır. Medyanın bağımsızlığına bütün siyasilerin önem vermesi lazım.” “YARGI, LAİKLİK  VE  EĞİTİM” Yargının bağımsız olması, laikliğin korunması ve eğitim sisteminin yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu sözlerini şunları söyledi. “Eğer bir hakim vicdanıyla değil, Pensilvanya’dan aldığı sözle karar veriyorsa hakim değildir. Bunun üzerinde durmalıyız, bu konu üzerinde titremeliyiz. Laikliğin ne kadar önemli olduğunu da 15 Temmuz gösterdi. Dini, inancımızı kullanarak her türlü yasa dışı işin içinde olanlar milleti nasıl kandırdılar gördük. Laiklik din ve vicdan özgürlüğü demektir. Laiklik herkesin istediği gibi inanması demektir. Laiklik inanca saygı demektir.” “MAĞDURLARIN HAKLARINI İADE EDELİM” Demokrasinin güçlenmesi için mutlaka sorgulayan eğitim sistemini hayata geçirilmesi gerektiğini iddia eden Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Çocuklarımız, birilerinden talimat alıp onun gereğini yapmamalı. Ne diyor yüce yaradan? “Aklınızı kullanmıyor musunuz?” Biz 21. yüzyılın Türkiye’sinde hep beraber eğitim sistemini de güçlendirelim, gelecekteki demokrasimiz için bu çabayı gösterelim. Geçmişte Balyoz, Ergenekon,  casusluk davası diyerek hiçbir suçu olmayan pek çok subayımız, eski genelkurmay başkanı dahil tamamını hapse attılar. Yanlış yapıyorsunuz demiştik, onların tamamının kumpas olduğu ortaya çıktı. Tamamının FETÖ tarafından yapıldığı ortaya çıktı. Geçmişin mağdurlarına haklarını iade edelim. Böyle yaptığımız takdirde devlet saygın konuma gelmiş olur.” “BU MİLLET FARKLI BİR MİLLET” Demokrasi ve şehitler Mitinginin son konuşmacısı Cumhurbaşkanı R. Tayyiy Erdoğan oldu. Yenikapı Meydanı’nı dolduran vatandaşları selamlayarak konuşmasına başlayan  Tayyip Erdoğan, “15 Temmuz akşamında 240 kardeşimiz şahadet makamına ulaştı.  Milletimizin başı sağolsun. O gece adeta ölümü öldürerek sokakları meydanları dolduran vatandaşımız,  içinden şehitlik ve gazilik şerefine nail olanlar isimlerini tarihe altın harflerle yazdılar. 79 milyon olarak hepimizin gazası mübarek olsun. Bu millet farklı bir millet. Bin yıl önce Malazgirt’te hangi inançla Anadolu’nun kapılarını açmışsa, 15 Temmuz gecesi de aynı hissiyatla darbecilerin karşısına dikilmiştir.”Dedi. “BU TABLO DÜŞMANLARI ÜZMÜŞTÜR” 15 Temmuz’un, Gazi Mustafa Kemal’in İstiklal harbini başlatması ve zafer ulaşması inancının bir benzeri olduğunu söyleyen Erdoğan, “O akşam verdiğimiz şu görüntü var ya işte bu görüntü ülkemizin düşmanlarını en az 16 Temmuz sabahı kadar üzmüştür kahretmiştir. Bu manzara Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşacağının ispatıdır. Bundan sonra hedefimiz muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkmaktır. Yolumuza dayanışma içinde geçeceğiz. Mütevazi olacağız birbirimizi makam, mevki için değil para pul için değil sadece Allah için seveceğiz. Böyle bir milletin evladı olarak huzurlarınızda olmak bizlere hamdolsun büyük bir gurur veriyor.” İfadelerine yer verdi. “MECLİSTEN GEÇERSE  ONAYLARIM” Konuşmasında idam konusuna değinen Erdoğan, “Sizler idam talebinde bulunduğunuza göre bunu kararını verecek merci TBMM’dir. Meclis böyle bir kara verdikten sonra atılacak adım bellidir. Meclis'ten gelecek kararı ben peşinen ifade ediyorum onarım. İdam ABD’de var. Japonya’da var, Çin’de var. Bugün dünyanın büyük bir çoğunluğunda var. Onlarda olunca oluyor da...  Zaten bizde de 1984’e kadar vardı. Ondan sonra kaldırıldı.” Cümlelerine yer verdi. “TEK TİP OLMAMALI”paralel-savcilara-devlet-bahceli-destegi-h1431516155 Askeri Liselerin kapatılması konusuna da değinen Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Yalnız buradan bir ithamım var, hükümet askeri liselerin kapatılmasına yönelik açıklama yaptı. Bazı eski askerler bunun yanlış olduğunu söylediler. Ben de buradan söylüyorum, işte oradan yetişmiş olan tek tip Fetocular bu olayı yaptılar. Biz de diyoruz ki harp okullarımız duracak. Tüm liselerden yetişenler gelsin buraya girsinler. Tek tip neden olsun. Harp okullarında hangi eğitim veriliyorsa orada verilsin. Benzer teşebbüste bulunanlar bundan sonra aynı cevabı alsınlar.” “HUKUK DAİRESİNDE YOK ETMELİYİZ” Cemaat yapılanmasından, devlet kurumlarını hukuki çerçevede arındıracaklarını  ifade eden Erdoğan sözlerini şöyle noktaladı: “Bunları ortaya çıkarıp hukuk dairesinde imha etmek durumdayız. TSK’dan yargımıza polisten istihbarat kuruluşumuza okuldan hastaneye kadar her yere sızan her kuruluşumuzu güçlendirmeliyiz. Örgütlerin isimleri söylemleri değişebilir. Ama hepsinin de Türk milletini düşmanı olduğu gerçeği değişmez. Bir tarafta Türkiye cumhuriyeti devleti vardır diğer tarafta ise kimi etnik, kimi dini kimi ideolojik istismar peşinde olan terör örgütleri vardır. Bu yakaladığımız birlik ve beraberlik ruhunu en iyi şekilde değerlendirerek 15 Temmuz ruhunu bir milat haline dönüştürmeliyiz. Yakın tarihin kafalarda soru işareti oluşturan tüm konularının masaya yatırarak eksiklerini ortaya koymalıyız. Davaları yeni, baştan incelemeliyiz. Şaibeli tüm sınavları tüm işlemleri gözden geçirmeliyiz. Bu örgütün dizayn etmek istediği medyayı, iş dünyasını kendi doğal haline oturtmalıyız. Kimse kapatılan yurtlardan okullardan evlerden dolayı endişeye kapılmasın. Devletin ilgili kurumları ve STK’lar bu boşluğu dolduracaktır.
AdminAdmin