“ Ya bendensin! Ya hainsin!”

Siyasal tarihimizin, büyük bir “cepheleştirme” ayıbıdır.

Güncel - 09-02-2026 08:53 543 kez okundu.

“ Ya bendensin! Ya hainsin!”

1958 yılı. Demokrat Parti yönetiminin son zamanları. “ Ya bendensin! Ya hainsin!” anlayışı başlar.

Adnan Menderes, VATAN CEPHESİ Örgütünü kurar ve herkesi Demokrat Partili olmaya çağırır.

Esasen “Vatan Cephesi” nin oluşturulması ve Demokrat Parti taraftarlarınca çığ gibi büyütülen bir “cepheleşme, hasımlaşma” hareketidir.

Siyasal tarihimizin, büyük bir “cepheleştirme” ayıbıdır.

Dönemi yaşayanlar; özellikle köylerde DP ve CHP'lilerin gittikleri kahveleri ayırdıklarını, aynı camilere gitmediklerini ve çocuklarını evlendirmediklerini anlatırlar.

“Vatan Cephesi”nin yalnız DP’lilere değil bütün vatandaşlara açık olduğu ilan edilir. Radyodan yapılan yayınlarda, her haber saati öncesinde bu cepheye katılan vatandaşların isimleri okunur. İlginçtir, birçok kişinin adının kendisinin bile haberi olmadan “Vatan Cephesi”ne katılanlar arasında açıklandığı, hatta vefat etmiş insanların ya da çocuklarının da “Vatan Cephesi”ne kayıtlarının yapıldığı ortaya çıkar.

Vatan cephesine katılmayanların hakları ellerinden alınır, her türlü hukuksuzluğa maruz bırakılır.

O kadar ileri gidilir ki iktidara oy vermeyen Kırşehir “il” iken “ilçe” yapılarak, siyasal tercihlerinden dolayı “cezalandırılır”.

İktidar bu dönemde başta radyo olmak üzere Devlet’in tüm imkânlarını kullanır ve  aleyhte yayın yapan tüm basını susturur

Bu hukuksuzlukların en baştaki hedefi de muhalefet partisidir.

29 Nisan 1959’da muhalefet partisinin başkanı İnönü’nün, Uşak gezisi engellenir.

Yine 4 Mayıs’ta İstanbul’a gelen İnönü, Yeşilköy Havalimanı’ndan şehir merkezine giderken Topkapı’da önce trafik müdürü tarafından durdurulur, sonra da halkın saldırısına uǧrar.

2 Nisan 1960’ta da Kayseri’ye gelen İsmet İnönü’nün treni, vali Ahmet Kınık’ın emriyle durdurulur.

İktidar tüm devlet gücünü kullanmaktadır.

Valiler Demokrat Partinin il başkanları gibidir artık.

Dönemin Vali’si, Veysel’in “Vatan Cephesi”ne kaydolmasını, Demokrat Partiye geçmesi için çok gelip gider. Veysel bu teklifi kabul etmez.

Âşık Veysel'in; “belletmen”lik yaptığı Pamukpınar (Yıldızeli) Köy Enstitüsü ile ilgili bir olaydan sonra iyice canı sıkılır. Karlı, tipili bir kış günü Pamukpınar'dan geçerken yetkililer, Veysel'i içeri dahi almazlar.

Demokrat Partiye göre o, vatan hainidir.

Zamanın Sivas Valisi onu köyüne kapatır.

“ Köyden bir yere çıkmayacaksın.” der.

Aşık Veysel’in zoruna gider bu. Hainliği kabul eder mi hiç.

Ve bu şiiri yazar:

Demokrasinin budur rejimi

Vatan milletindir, kim kovar kimi?

Sıkma savcıları, kovma hakimi

Şekavet yok, adalet var bu yolda

       Topkapı’da, Kayseri’de, Uşak’ta

       Kimin hakkı vardır bu sefil halkta

       Parmaklar oynuyor türlü nifakta

       Selamet yok, felaket var bu yolda

Radyo denilen milletin malı

Neşriyatlar tarafsızca olmalı

Hakimiyet milletindir bilmeli

Esaret yok, hep millet var bu yolda

         Manasız mantıksız Vatan Cephesi

        Vatan milletindir bu neyin nesi

       Maksat Menderes’in seçim dalgası

       Menderes yok, memleket var bu yolda

Milletsiz bir devlet yoktur olamaz

Eğri bakan aradığın’ bulamaz

Hiçbir parti ebediyen kalamaz

Şikayet yok, nihayet var bu yolda

      Veysel söyler ama duyulmaz sesi

     Doğru diyene diyorlar asi

     Böyle değildi şu demokrasi

     "Tahkikat" yok, hürriyet var bu yolda.

Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Sakarya dualarla uğurlandı

Sakarya dualarla uğurlandı

31-05-2026 - Güncel

Başkan Yüceer'den bayram ziyaretleri

Başkan Yüceer'den bayram ziyaretleri

29-05-2026 - Güncel