Önergede, Anayasada çalışma hakkı ve güvencesinin yasal dayanak altına alındığına dikkat çeken Avşar, ancak ülkemizin içerisinde bulunduğu ekonomik sebeplerin bu amir hükümlerinin çoğunu işlevsiz bıraktığını, çalışanların yarısından fazlasının açlık sınırı altında kaldığını ve iş hayatının bir sorun yumağına döndüğünü belirtti ve konuya ilişkin Bakan Işıkhan’a birtakım soru sordu.
“ÇALIŞMA HAKKI ANAYASAL BİR HAKTIR”
Anayasa ile çalışma hakkı ve iş güvencesinin yasal güvence altına alındığına dikkat çeken Avşar, Anayasa’nın 49. maddesinde; Çalışma, herkesin hakkı ve ödevi olduğunun, 50.maddesiyle kimsenin yaşına, cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamayacağını, 51.maddeyle çalışanlar ve işverenler ile üyelerinin çalışma ilişkilerini, sendikalar ve üst kuruluşlar kurma ve üyelik durumlarını, 54.maddeyle toplu iş sözleşmesi ve grev hakkını, 55. maddeyle ücretin emeğin karşılığı olduğu gibi birçok açıdan güvence altına alındığını ve bu çerçevede 4857 sayılı İş Kanunu ile ilgili yönetmeliklerin düzenlendiği belirtti.
“AÇLIK SINIRINI 34 BİN 587 TL”
Ülkemizde yaklaşık toplam çalışanların yarısı 28.075,50 TL ile asgari ücretlidir ve öyle görülüyor ki, 2026 yılını bu rakamla tamamlanacağını ifade eden Avşar, şöyle devam etti; “TÜRK-İŞ, Nisan Ayı açlık sınırını 34 bin 587 TL ve yoksulluk sınırını ise 112 bin 661TL olarak açıklamıştır. Mutfak enflasyonu aylık %5,47 on iki aylık %43,89 yıllık ortalama %40 olarak hesaplanmıştır.”
“SADECE BİR KEZ ZAM YAPILMIŞ”
Bugün itibarıyla asgari ücret 6 bin 500 TL açlık sınırının altında olmasına rağmen sadece bir kez zam yapılmış ve ara zam beklentisin de düşük olduğunu ifade eden Avşar, bu durumdan çalışanların özellikle de güvencesiz çalışan işçi kesiminin çok ağır etkilendiğini belirtti.
“GEREKÇESİZ İŞTEN ÇIKARMA”
Yaşanan sorunlara değinen Avşar, doğal sonuç olarak, gerekçesiz ve tazminatsız işten çıkarma, kötü koşullarda çalıştırma, enflasyon ve hayat pahalılığına karşı özlük haklarında gerekli iyileştirme yapmama, sendikal çalışmalara mesafeli olma, grev başlatma, emek sömürüsüne karşı iş yavaşlatma ve bırakma gibi hem işçi hem de işveren tarafından birçok eylem ve uygulamalara gidildiğini belirtti.
“2025’TE 2105 İŞ CİNAYETİ”
İSİG Meclisi'nin verilerine dikkat çeken Avşar, Meclis’e göre 2025 yılında en az 2105 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybettiğini aktardı.
“TOPLU İŞTEN ÇIKARMA”
Ülkemizde son 1 yılda toplu işten çıkarma, iş bırakma, grev, protesto vb. kaç eylem meydana gelmiştir? Bu olaylar karşısında ilgili düzenleyici ve denetleyici bakanlık sıfatıyla işçi ve işveren sendikalarının görüş ve taleplerine başvurulmuş mudur?
“ARABULUCULUK SİSTEMİ VAR MI?”
İşçi işveren arası yaşanan bu tarz anlaşmazlıkları çözmek üzere kurulan bir arabuluculuk sistemi var mıdır? Varsa bugüne kadar bu sistemle kaç uyuşmazlık çözülmüştür?
“KAÇ ÇALIŞAN İŞTEN ÇIKARILDI?”
Ülke genelinde son 1 yılda kaç çalışan işten çıkarılmıştır? Çıkarma gerekçeleri nelerdir? Bu işlem hangi mevzuat hükümlerine dayanılarak yapılmıştır?
















