Bostan Korkuluğu musun?

Cumhuriyet Halk Partisi Kapaklı İlçe Başkan Adayı Zafer Akgün düzenlediği basın toplantısında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu

Güncel - 08-11-2019 05:07 560 kez okundu.

Bostan Korkuluğu musun?

Cumhuriyet Halk Partisi Kapaklı İlçe Başkan Adayı Zafer Akgün düzenlediği basın toplantısında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Akgün basın toplantısında eleştirilerini Kapaklı Belediye Başkanı Mustafa Çetin, ilçe başkan adaylarından Erdinç Yılmaz ve Milletvekili Candan Yüceer üzerinde yoğunlaştırdı.

Zafer Akgün çalışma ofisinde düzenlediği basın toplantısında yerel gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.Cumhuriyet Halk Partisi'nin Kapaklı'da 31 Mart seçimlerinden sonra muhalefete düştüğünü belirten Akgün, "İlçe başkanı için en zor dönem partinin muhalefette olduğu dönemdir. Ama biz partimizi derler toparlar iktidara taşırız diye bu partinin içerisinde olup bilgi ve birikimimizi bu yönde kullanmak için ilçe başkanlığına aday olduk. Bu süreçte enteresan hadiseler yaşadık. Halende yaşamaya devam ediyoruz. Bu süreçte 5 tane aday adayı çıktı. Bu sayı 10'a da ulaşabilir. Ama benim baştan beri Cumhuriyet Halk Partisi ilçe başkan adaylarının birlikte hareket etmesi hatta seçime tek liste ile gidilmesinin önemli olduğunu söyledim. Çünkü muhalefette bir dönem geçiriyoruz." dedi.  

"RENKLER KURA İLE BELİRLENMELİYDİ"

Kapaklı Belediyesinin AK Partinin iktidar gücüyle  hareket etmek istediğini belirten Akgün, "Onlar, istediğimizi, istediğimiz şekilde yaparız havası içindeler. Biz de bunların karşısında  güçlü bir teşkilat kurmak mecburiyetindeyiz. İlk günden beri bunu söylüyorum. Mesele ilçe başkanı olmak değil. İlçe başkanı olabilirsiniz. Ama parti bölünüp, parçalanırsa sizin ilçe başkanı olmanız hiçbir şey ifade etmez. Ama maalesef dağınıklıklar devam ediyor. Her ilçe başkanı arkadaşımız kendi rengini bile kendisi belirliyor. Bunlar çok önemli değil ama bu beş arkadaşımız bir araya gelip uzlaşıp anlaşarak renkleri belirlenmeliydi. Daha güzeli renklerin kura ile belirlenmesi gerekirdi. Biz yüz yıllık bir partiyiz ama bu gibi işleri organize etmekte bile zorluk çekiyoruz." diye konuştu.  

"KUVVETE VE KUDRETE İHTİYACIMIZ VAR"

Adaylığını ilk açıklayan kişi olduğunu hatırlatan Akgün, konuşmasının devamında şunları söyledi: "Bu güne kadar renk konusunu gündeme taşımış değilim. Bunu yapmadım çünkü böyle bir şey yapmak karşınızdaki adaya saygısızlık olurdu. İstedik ki birlikte hareket edelim. Ama maalesef bu konuda bile bir netice alabilmiş değiliz. İlçe başkanlığına aday olan kişi öncelikle bunu bilip diğer adaylara saygı duymasını öğrenmeli. Burada bile hata ve yanlışlar yapıyoruz. Bunların düzeltilmesi gerekir. Önümüzde bir seçim süreci var benim için renk önemli değil. İlçe başkanlığı bile önemli değil. Önemli olan bu partinin birlik ve beraberlik içinde kalması. Eğer birlik ve beraberliği sağlayamazsanız makamın hiçbir önemi kalmaz. Mesele partiyi güçlü tutmakta. Beş arkadaşımızdan her hangi biri başkan olabilir. Karşımızda iktidar partisinin bir belediye başkanlığı var. Yapmak istediği ve yaptıkları var ortada. Bunlarla mücadele edecek bir teşkilatımız olması lazım. Bunun içinde güce, kuvvete ve kudrete ihtiyacımız var. Yapmak istediklerimiz var."

"8 BİN ÜYE YAPACAĞIM"

Parti üye sayısının çok az olduğuna dikkat çeken Akgün, "Bin 800 üye ile seçime gideceğiz. 205 delege seçeceğiz. Bir kere iktidar partisinin üye sayısına bakın bir de CHP üye sayısına. Bizim üye sayımız onların yüzde 10'u kadar. Partilerin gücü üye sayısından geçer. Öncelikle üye sayısını çoğaltmamız lazım. Candan Yüceer beni bu konuda çağırdı. Onunla bir istişaremiz oldu. Üye sayısında sıkıntımız olduğunu ve başkan seçilmem durumunda 2 yıl içerisinde 8 bin üye yapacağımı ifade ettim.şeklinde konuştu.  

"HAYALLE YATIP HAYALLE KALKMAM"

CHP'nin 6 ilkesinden en önemli olanının milliyetçilik olduğuna işaret eden Akgün, konuşmasını şöyle sürdürdü. "CHP'nin altı ilkesinden en önemli olanı milliyetçilik ilkesidir.Ama bu milliyetçilik ulus milliyetçiliğidir. Bölge milliyetçiliği değildir. Bizim partimizin içerisinde etnik siyaset yapılamaz. Ama maalesef bunları görüyor ve yaşıyoruz. Hadise iyiye gitmiyor. Partiyi güçlendiremezsek iktidara da sahip olamayız. Ben iki hedef koydum. Biri 2021 de bir seçim var diyorum, bu seçimde Kapaklı'dan milletvekili çıkarmak istiyorum, ikincisi ise 2024 seçimlerinde emanete alınan bu belediyeyi geri almak istiyorum. Ben öyle hayalle yatıp hayalle kalkmam dedim. O gün kim aday olur onu bilmem. zaten adayın kim olduğunun benim için hiçbir önemi yok. Ne ilçe başkanlığında ne de milletvekilliğinin de. Sandıktan kim çıkarsa onun yanında olurum. Mesele, parti olarak başarılı olmak. Ben dediğiniz andan itibaren parti zarar görür, muhalefette kalmaya devam edersiniz."

"SÜRECİ YÖNETEMİYORSUNUZ"

Milletvekili Candan Yüceer'e yönelik eleştirilerle açıklamasına devam eden Akgün, "Öncelikle hastalığın teşhisi yapılmalıdır. Hastalığı teşhis edemediğiniz taktirde hastalığı tedavi edemezsiniz. Bir milletvekili olarak siz 5 yıl önceki süreci iyi yönetemediğiniz için bu günkü süreci de yönetemiyorsunuz. Eğer yönetemezseniz parti zarar görür. Bu mesele birilerinin ilçe başkanı olma meselesi değil partiyi güçlendirme meselesidir. Maalesef Sayın Candan Yüceer bunlarla ilgileniyor. Vekil bunlarla ilgilenmesin. Kapaklı'da herkesi toplasın, partiyi nasıl başarıya ulaştıracağının önünü açsın." ifadelerine yer verdi.  

"ONLAR VEKİL, BİZ ASILIZ"

Yüceer'e yönelik eleştirilerini sürdüren Akgün, "Vekilin üzerine düşen vazifeyi kendisine anlattım. Mesela geçen dönem Çerkezköy Belediyesinin gerekli yatırımları aldı. Ama Kapaklı alamadı. İşte burada vekil devreye girerek Kapaklı ile büyükşehir belediyesi arasında bir sorun varsa bu sorunları çözmek için çaba sarf edecekti. Vekilin görevi bunlar. O günlerde bunlar yapılmadığı için yerel seçimi kaybettik. Demek istediğim vekiller üzerlerine düşeni yapsınlar. Onlara her zaman saygımız var. Ama yanlış yaptıklarında da  o yanlışları kendilerine söyleyeceğiz. Çünkü onlar vekil biz ise asıl olanız. Her zaman partimizin yanında olacağız ama ayrıştırarak, ötekileştirerek değil. Ne İrfan Mandalı'yı kaybedeceğiz ne de Candan Yüceer'i. Hiç kimseyi kaybetmeyeceğiz ama herkes de üzerine düşeni en doğru şekilde yapmalıdır." diye konuştu.  

"BELEDİYE BAŞKANININ ÜSLUBU DEĞİLDİR"

Konuşmasında Kapaklı Belediyesine de yer veren Akgün, "Belediyeyi 6 aydır AKP yönetiyor. Biz seçim sürecinde olduğumuzdan ne belediye ne de ilçe teşkilatı takip edilmiyor. Bu nedenle başkan istediğini istediği gibi yapıyor. Veysel Bey sen o büstü oradan aldın mı diyor. Veysel Güven 'de gidip babasının büstünü alıyor. O büstü Veysel Güven değil senin kaldırman gerekirdi. O büst kamu malıdır, kamu malına zarar verdiği için de o kişi hakkında dava açılır. Ancak o büstü belediye kaldırıp istediği yere koyabilir. Ama Recep Güven Kapaklı'nın kurucu belediye başkanıdır. Dolayısıyla da büstü Recep Güven Parkına konulmalıydı. Öyle salma yapılır gibi onu oradan al, bunu şuraya koy, söyleyin İrfan'a büstünü alsın gibi konuşmalar belediye başkanının uslubu değildir. Onu kaldırması gereken sensin ve nasıl kaldırılacağını da biliyorsun. Onu al, şunu ver diyemezsin. Sen önce hangi makamda olduğunu iyi bileceksin. ancak nerde olduğunu bilmeyen bir belediye başkanı var." cümlelerine yer verdi.  

"ARKASINDAYIM"

Akgün, konuşmasını şöyle sürdürdü: "İlk aday olduğum günden beri aynı şeyi söylüyorum. Belediye yönetilmiyor, idare ediliyor. Para yok diye bağırıyorsun, diğer taraftan kadroları dolduruyorsun. Kent A.Ş ye adam alıyorsun, senin düğün salonunu işleten adama belediyeden maaş ödüyorsun. Bunlar doğru mu? Tabi onlar ortalığın boşalmasını istiyorlar. Boşaltmayı belediye başkan yardımcıları üzerinden yapmaya çalışıyorlar. 2 başkan yardımcısını görevden alıp yerlerine dışarıdan iki kişi atıyorlar. Bunu neden yapıyorlar? Alınan başkan yardımcılarından Metin Marangoz'u iyi tanıyorum. İslam Hocayı'da. Şimdi siz Metin marangoz'u bu görevden alıp, daha kıymetlisini getiriyorsanız sözüm yok ama Marangoz, belediyede başkan yardımcısı olarak sizin yüz misliniz belediyeciliği bilen bir adam. Sonra çıkıp mecliste diyorsunuz ki kardeşim başkan yardımcısı  dedikodu yapıyor. Bir kere bu adamın karakteri buna müsait değil. Metin marangoz'un karakteri dedikodu yapmaya müsait değil. Onu  çok iyi tanıyorum ve arkasındayım.

"BAŞKAN MAHALLE AĞZIYLA KONUŞMAZ"

Başkan Yardımcısı Metin Marangoz'un görevinden uzaklaştırılması konusuna değinen Akgün, "Bir kere yönetici olan bir adam, adam gibi adamsa çalışanı için dedikodu yapıyor kelimesini kullanamaz. Mahalle ağzıyla konuşmaz. Kapaklı kimler tarafından yönetiliyor iyi bakmak lazım. Bir belediye başkanı böyle bir ağızla konuşur mu? Sen nesin? Orada bostan korkuluğu mu? Belediye başkanımızsın yoksa bostan korkuluğu mu? Sen adamları oradan almak için etkisizleştirmek için gereken her şeyi yapıyorsun. Eğer kişi görevini yapmıyorsa alabilirsin. Bu adamlar 3 gün sonra görevlerine geri dönecekler. Peki getirdiğin adamlar ne olacak. İşte bu durum maalesef CHP'nin içerinde de var. Belediyeyi takip etmeyip, eleştirmeyecek kişiler AKP tarafından destekleniyor. Biz yarın seçilsek de bu etkimizi devam ettireceğiz. CHP üzerinden sürekli Kapaklı Belediyesini takip edeceğiz. 24 saat enselerindeyiz. Biz bunlar, doğru hizmet etsinler diye gayret edeceğiz." ifadelerine yer verdi.

"KİMSENİN SÖZÜ İLE HAREKET ETMEM"

Konuşmasında, bizim kimseye bir düşmanlığımız yok, diyen Akgün, daha sonra şöyle konuştu: "Ne Mustafa Çetin'e ne bir başkasına düşmanlığımız yok. Ama bizim dönemimizde muhalefet edip yanlışlarını söylemeye devam edeceğiz. Bu görev için aday oldum, bu görev için adayım ve adaylığa devam ediyorum. Birilerinin bize çekil demesi hiçbir şeyi ifade etmez. Çekilmemiz için teklifte bulundular. Ama ben hiç kimsenin sözü ile hareket etmem. Biz birilerinin emri ile aday olmadığımız için birilerinin emriyle de bu işten vaz geçmeyiz. Herkes haddini, hukukunu, ve hududunu bilecek. Bize bu teklifler edildi. Benim asla hiçbir şeye ihtiyacım yok. İlçe başkanı olmaya da ihtiyacım yok. Ama olduğumda onur duyarım. Bizi istemeyip CHP'yi Mustafa Çetin'in emrine vermek isteyenler var. Kimse buna cüret etmesin. Onların hesaplarının neler olduğunu iyi biliyorum. O hesapların çok iyi biliyorum. 30 yıldır bu siyasetin içerisindeyim. Ama kimse şahsi hesap yapmasın. Mustafa Çetin üzerinden CHP kurmaya çalışmasın. Biz birleşip bütünleşerek partimizi iktidara taşımak istiyoruz. Bizim şahsi bir hesabımız yok."

"AJAN ÇIKARMA ÇABASI VAR"

AKP'lilerin Kapaklı'ya verecekleri zararları bildiklerini belirten Akgün, "Biz nasıl Kapaklı'ya zarar verdiklerini biliyoruz. Günü gelince bunları paylaşacağız. İşte kapanan Karaağaç belediyesi. Orada 3 tane AKP'nin meclis üyesi var. Şu anda o meclis üyelerine oradaki memurların üzerinde etkili oluyor. Emir vermeye çalışıyorlar. Hiçbir meclis üyesinin hiçbir memur üzerinde  yaptırım gücü olamaz. Artık o arkadaşlara bu durumu anlatıp gerektiği gibi davranmaları gerektiğini anlatmaları lazım. Oradakilerde memur, onlar da insan. Mustafa Çetin'in memurlar içerisinden ajan çıkarma çabası var. Belediye memurunun partisi olmaz. O işini yapar. İşinde eksiklik varsa sizinle beraberiz ama bir adam siyasi düşüncesinde dolayı işinden edilmemelidir." dedi.  

"MÜFTÜ ALİM DEĞİL Mİ"

Konuşmasında Mustafa Çetine yüklenen  Akgün, "Geldiği günden beri aldığı ve çıkardığı elemanlara bakın. Para yok diyorlar, aldığımız habere göre Nihat Hatipoğlu'na 250 milyon vermişler. Kapaklı'da müftü yok mu kardeşim? İnsanları dini konularda bilgilendirmek istiyorsanız Müftünün bir program yapmasını sağlayın. Müftü fakülte bitirmedi mi? Müftü alim değil mi? O zaman müftü burda neden var. Neden para veriyor sunuz? Yine bu akşam da kendi düğün salonuna Cavat Akşit'i ağırlayacaklar. Bu adamın nasıl açıklamalar yaptığını biliyoruz. Böyle bir adama para vererek Kapaklı'ya getiriyorlar. Siz bu ülkeyi geri götürme çabası içerisindesiniz. Samimiyseniz çağırın müftüyü anlatsın millete. Siz bunları para harcamak için yapıyorsunuz." iddiasında bulundu.  

"YÜREĞİ YETİYORSA ONU BANA SÖYLESİN"

Akgün, konuşmasını şöyle noktaladı: "Bütün çabaları Zafer Akgün'ü ilçe başkanı etmemek. Bunu sağlarlarsa rahatça hareket edecekler. Buna ancak CHP'nin üyeleri karar verebilir. Ben bu kararı o değerli üyelere bırakıyorum. Onlar ne derse biz onu yaparız. Mustafa Çetin geçen günlerde ilçe başkan adayı  Erdinç Yılmaz'ın saçlarını konu ederek ağır bir hakarette bulunmuş. Bir belediye başkanı kalkıp da bir adayın saçıyla uğraşmaz. Yüreği yetiyorsa onu bana söylesin. O makam Mustafa Kemalin bizlere emanet ettiği makamlardır. Aday dahi olsak o makamlara söz söyletmeyiz. kaldı ki Mustafa Çetin'e hak ettiği bir cevabı veremeyen bir kişi nasıl Cumhuriyet Halk Partisi ilçe başkanı olacakmış doğrusu merak ediyorum.

Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Ülkemizde adalet sistemi yok edildi.

Ülkemizde adalet sistemi yok edildi.

13-05-2026 - Güncel

Paylaşmanın mutluluğu

Paylaşmanın mutluluğu

13-05-2026 - Güncel