İstinaf mahkemesinin mutlak butlan kararı bana “Kurt dumanlı havayı sever” sözünü hatırlattı. Hani her haksızlık hukuki kurallar çerçevesinde çözülse ne ala. Bir köşeye oturup adaletin tecelli etmesini beklerdik. Partilerin kapatılmasını alkışlarken, hukuki kılıf giydirilerek tek parti düzeninin dayatılmasına içerlemezdik.
Ekonomistler bu kararın açıklanmasının zamansız olduğu dolayısıyla kırılgan olan ekonominin bundan olumsuz etkileneceği görüşünde. Para piyasası açısından kötü günlerin habercisi olan bu karar siyasi belirsizlik etkisiyle de insanımızı bir hayli etkileyeceğe benziyor.
Adalet Bakanı Akın Gürlek kararın hukuki olduğunu söylese de bu sözler artık havada kalıyor. Mesele iktidarda kalabilmek ya da yeniden bir seçim kazanmak olunca Türkiye’de ne hukukun ne de anayasanın bir hükmünün olmadığını defalarca gördük. İmam bildiğini okur, cemaat amin der.
İşin en garip tarafı Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu oyunlara çabuk gelmesi. Halkı sürükleyebilecek siyasi pek çok argümanı olmasına rağmen ne acıdır ki gündemi hep iktidar partisi belirledi. Hükümet bunu başarmakla hatalarını örtmekle kalmamış aynı zamanda olumsuz her gelişmenin faturasını halkın eli ile CHP’ye kestirmeyi başarmış. Halk nazarında 23 yıldır iktidarda AKP değil de adeta CHP imiş algısını oluşturabilmiş. İktidar bu oyunu fevkalade iyi oynuyor.
Mutlak butlan kararı bu oyunun tescili oldu. Artık parti içerisinde bütünleşmeyi sağlayamayan kişilerin ülkeyi nasıl yönetecekleri konuşuluyor. Perdenin arkasında olup bitenler vatandaşı çokta alakadar etmiyor. İnsanımız gördüğüne inanmaya alıştırılmış bir kere.
Milletvekilleri ve partililer Özgür Özel’i destekliyor. Resmiyette ise genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu. Her ikisi de genel başkanlıktan vaz geçmeyeceğe benziyor. Bu sürdürülebilir bir şey değil. Kılıçdaroğlu en kısa sürede partiyi kongreye taşımak zorunda. Madem demokrasiye gönülden bağlı, bunu yapmalı. Süreci uzatmak Kılıçdaroğlu’nun işine gelse de partiye çok büyük zararlar vereceği aşikârdır.
Cumhuriyet Halk Partisi’nde ki bu dağınıklık iktidar partisinin yeni dönem hesapları için bulunmaz bir fırsat yani CHP’nin atacağı her yanlış adım AKP için yeni bir umut kapısı. Erdoğan’ın aday olamadığı için erken seçim kararı alması mümkün değil ancak bu kararı meclise aldırabilir. Bunun için de HEDP ile anlaşmış olması gerekiyor. AKP’nin pek çok konuda HEDP ile anlaştığına bakılırsa erken seçim hususunda da anlaşabilecekleri sonucuna varabiliriz.
Asıl mesele CHP’nin içerisinde bulunduğu bu dağınıklıktan bir an önce kurtulup iktidarın oyununa gelmemesidir. AKP yeniden iktidar olabilmek için erken seçim kartını oynayabilir. Mutlak butlan kararı bu kartın oynanacağına işaret ediyor.
İnsanımız, kaprislere kurban edilen cumhurbaşkanlığı seçim yenilgisinin bir yenisini daha göğüsleyebilecek halde değil. Aynı şeyleri yaşamamak için Kılıçdaroğlu ve Özel telefonla görüşmek yerine bir araya gelmek zorunda. Öncelikleri koltuk değil milletin geleceği olmalı. Bunu, sergileyecekleri sosyal demokrat ruhu ile fevkalade başarabilirler.
