Advert

Deniz, O'na cesareti öğretmişti

Bugüne kadar yelken sporunda elde ettiği başarılarla adından söz ettiren Meriç Erdağlı Tekirdağ’ın gururu olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Şimdiye kadar pek çok bölge Kupası, federasyon kupası, Donanma Kupası, MDK Koyiçi Kupası, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kupası ve yıldızlar kupası elde etti. Bulgaristan Yunanistan, Sırbistan, Slovenya, Hollanda, İtalya ve Norveç’te katıldığı yarışmalardan başarı ile döndü. Meriç’in, denizlerde kazandığı yüzlerce madalya ve kupası var.

Güncel - 03-05-2026 15:36

Meriç Erdağlı’nın hikâyesi önce denizle başladı. Milli bir yelkenci olarak yıllarca yelkeninde ay yıldızı, rotasında hürriyeti taşıdı. Marmara’nın hırçın dalgalarında öğrendi sabrı, Ege’nin meltemiyle dost oldu, Akdeniz’in sonsuz maviliğinde büyüdü. Yelkende, denizlerde kazandığı yüzlerce madalya ve kupası var. Ama onun için madalyalar değil, rüzgârın yelkeni doldurduğu o an önemliydi. Fırtına çıktığında dümeni bırakmadı, çünkü deniz ona cesareti öğretmişti.

Yazıları yayımlanıyor. Meriç sadece denizde ve dağda değil, akademik alanda da yol alıyor. Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Spor Yöneticiliği son sınıf öğrencisi. Aynı zamanda makaleler yazıyor ve kalemiyle de iz bırakıyor. Cumhuriyet Gazetesi’nin Olaylar ve Görüşler köşesinde spor ile ilgili yazıları yayımlanıyor. Bilgiyi sahada da, kâğıtta da taşıyor.

Emek, disiplin ve tutku köklerini de unutmuyor. Mezun olduğu lisesi Aka Koleji’nde, öğrencilere “Bilimin Işığında Mutluluğun Yol Haritası” konulu bir konferans verdi. Kendi yolculuğundan damıttığı tecrübeyi gençlerle paylaştı: Emek, disiplin ve tutkuyla her zirveye çıkılabileceğini anlattı.

Her nefeste emek. Denizin öğrettiği o sınır tanımaz ruh, bu kez onu Babadağ’a çıkardı. 25 Nisan 2026 günü, Babadağ Ultra Trail Koşusu’nda 2070 metre koştu. Yarışı 4 saat 2 dakikada başarıyla tamamladı. Yarışı bitirince madalyasını aldı ve nihayet Babadağ’ın zirvesinde durdu. Ayaklarının altında artık dalgalar değil, bulutlar vardı. Aşağıda Ölüdeniz’in turkuaz suları uzanırken, yamaç paraşütleri gökyüzünde süzülüyordu. 2070 metre koştu.

Azmi denizlerden dağlara, amfilerden kürsülere uzanan bu yolculuk tek bir şeyi anlatıyor: Tutku yer değiştirir, ama asla bitmez.

 

Günün Diğer Haberleri