Advert

Basın susturuluyor, gerçekler karartılıyor.

Cumhuriyet Halk Partisi Tekirdağ İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Marmara Yerel Medya Buluşması geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Programda usta gazeteciler Emin Çapa, Hande Aydemir ve İbrahim Kahveci gazetecilik, gazetecilerin yaşadığı sorunlar ve bu sorunların çözüme dair bilgiler paylaştı.

Güncel - 26-01-2026 04:56

25 Ocak Cumartesi günü Ramada Otel’de düzenlenen programın açılış konuşmasını CHP Tekirdağ İl Başkanı Cenk Boduç yaptı. Konuşmasına 33 Yıl evvel hayattan koparılan Uğur Mumucu’ yu anarak başlayan Başkan Cenk Boduç, “Bugün Türkiye deki gazeteciliği ve medyanın içinde bulunduğu durumu konuşacağız. Bir ülkede demokrasinin gerçek yüzünü görmek istiyorsanız, Anayasa’da yazılanlara değil;  o ülkedeki basının içinde bulunduğu duruma bakın. Anayasa’da “Basın hürdür, sansür edilemez” yazar ama gerçek hiç de öyle değildir. Bu durumda aramamız gereken cevaplar, basın iktidarı eleştirilebiliyor mu, gazeteciler özgürce yazabiliyorlar mı, halk doğru bilgiye ulaşabiliyor mu sorularıdır. Cevap hayırsa,  orada demokrasi yoktur” dedi.

“TÜRKİYE’DE YAŞANAN TABLO BUDUR”

Boduç, konuşmasına şöyle devam etti: “Basın baskı altındaysa, sansür devlet politikası haline gelmişse, oto sansür gazeteciler için hayatta kalma refleksine dönüşmüşse, o ülkede demokrasi yalnızca vitrin süsüdür. Gazeteciler gerçeği yazamıyorsa, iktidarı denetleyemiyorsa, halk adına soru soramıyorsa; orada Hukuk da yoktur, Adalet de yoktur. Bugün Türkiye’de yaşanan tablo, tam olarak budur.”

“AMAÇ AÇIKTIR, KORKUTMAK VE SUSTURMAK”

Gerçeklerin karartıldığını belirten Boduç, “İfade özgürlüğü sistemli biçimde daraltılıyor, basın susturuluyor, gerçekler karartılıyor. Ülke, özgürlükler açısından her geçen gün biraz daha karanlığa sürükleniyor. Bu yalnızca medyanın sorunu değil; bu, demokrasinin bilinçli şekilde çökertilmesidir. İktidar, kendisini eleştiren her sesi tehdit olarak görmekte; basını düşman ilan etmekte; yargıyı, RTÜK’ü, ilan ambargolarını ve ekonomik baskıları birer sopa gibi kullanmaktadır. Amaç açıktır, korkutmak, susturmak, hizaya sokmak” diye konuştu.

“BU KARANLIK DÖNEM, UTANÇLA ANILACAK”

Boduç, konuşmasına şöyle devam etti: “Bir gün bu ülkeye gerçek demokrasi geri geldiğinde, bu dönemde yazılanlar kadar yazılmayanlar da tek tek hatırlanacaktır. Gerçeği yazanlarla susmayı tercih edenler, direnenlerle teslim olanlar ayrışacak ve bu karanlık dönem, tarih önünde ağır bir utançla anılacaktır.”

“GAZETECİLİK İKTİDARIN HEDEF TAHTASINDA”

Basın emekçilerinin yalnızca siyasi baskıyla değil, aynı zamanda derin bir ekonomik kıskacın içinde mesleklerini yapmaya çalıştığını kaydeden Boduç, “Düşük ücretler, güvencesiz çalışma, bitmeyen mesailer ve işten atılma korkusu gazeteciliği neredeyse imkânsız hale getirmiştir. Bu koşullar bilinçlidir; çünkü yoksullaştırılan gazeteci, susturulmak istenir. Bununla da yetinilmeyerek. Gazetecilik itibarsızlaştırılıyor, meslek değersizleştiriliyor, dijitalleşmenin yarattığı belirsizlikler fırsata çevrilerek işten çıkarmalar normalleştiriliyor. Bugün gazetecilik, iktidarın hedef tahtasına koyduğu bir meslek haline getirilmiştir” ifadelerine yer verdi.

“ONURLA ANILACAK”

Gazeteciliğin suç olmadığını hatırlatan Boduç, “Herkes bilmelidir ki gazetecilik suç değildir. Gerçeği yazmak suç değildir. Halk adına soru sormak suç değildir. Bu dönemde bazı gazeteciler, tüm baskılara rağmen kalemlerini satmadıkları için onurla anılacak. Bazıları ise güce yaslanmayı tercih ettikleri, gerçeği gizledikleri, propaganda yapmayı gazetecilik sandıkları için utançla hatırlanacak çünkü gazeteciliğin gerçek değeri, iktidarın güçlü olduğu zamanlarda değil; baskının en ağır olduğu anlarda ortaya çıkar” şeklinde konuştu.

“TARİH BUNU AFFETMEZ”

Boduç, konuşmasını şu cümlelerle noktaladı: “Basın özgürlüğü yalnızca gazetecilerin meselesi değildir. Basın özgürlüğü, halkın gerçeği öğrenme hakkıdır. Bu hak gasp edildiğinde, demokrasi de gasp edilir. Hukuk devleti de çöker. Gerçeği yazan her gazeteci, bu ülkede demokrasinin ayakta kalan son kalelerinden biridir. O kaleler yıkılırsa, karanlık kalıcı hale gelir. Bu yüzden kaleminin namusuna sahip çıkan her basın emekçisi, bu ülkenin onurudur. Basın, yaşadığı çağa tanıklık eder. Eğer bu tanıklık korkuyla, çıkarla ve yalanla yapılırsa, tarih bunu asla affetmez.”

YERELDE GAZETECİLİK

Program, CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer’in konuşmaları ile devam etti. Yapılan konuşmalardan sonra yerelde gazetecilik konulu panel yer aldı. CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp moderatörlüğünde panelist İlkan Toprak, Ayhan Polat, Tamer Yavuz ve Özer Enginler gazete ve gazeteciliğe dair görüşlerini paylaştı. Programın ilk bölümü soru, cevap şeklinde tamamlandı.

BÜTÜN YÖNLERİ İLE GAZETECİLİK

Öğle yemeği sonrasında Emin Çapa, Dijitalde Gazetecilik, Yıldız Yazıcıoğlu Görsel Basında Gazetecilik, İbrahim Kahveci ise Yazılı Basında Gazetecilik konularında görüşlerini paylaştı.

 

Günün Diğer Haberleri