Güncel
Giriş Tarihi : 08-10-2020 16:50   Güncelleme : 08-10-2020 16:50

AKP değersizleştirdi

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Dünya Pamuk Günü dolayısıyla TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, ülkemizde pamuk üretiminde yaşanan sorunları sıraladı ve çözüm önerilerini anlattı

AKP değersizleştirdi

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Dünya Pamuk Günü dolayısıyla TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, ülkemizde pamuk üretiminde yaşanan sorunları sıraladı ve çözüm önerilerini anlattı.

7 Ekim Dünya Pamuk Günü nedeniyle, TBMM’de basın toplantısı düzenleyen  Fethi Gürer, ‘Beyaz Altın’ olarak adlandırılan pamukta, Türkiye,   yıllık 1 milyon tona yakın pamuk ithal eder hale getirildi. Yanlış tarım politikaları, maliyet artışı ve benzeri sorunlar pamukta son 17 yılda ekim alanları yüzde 30 daralttı, pamuk ithalatımız yüzde 57 arttı” dedi.

"PAMUK İTHAL EDECEĞİZ"

AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana pamuk üretiminde yaşanan sorunların arttığını ve üreticinin pamuktan uzaklaşarak başka ürünlere yönelmek zorunda kaldığını belirten Gürer, bu durumun ülkemizin ürettiğinden çok pamuk ithal etmek zorunda bırakmaktadır. Sonuçta ülkemizden yaklaşık 1.8 milyar dolar yurt dışına döviz ödemek zorunda kalmaktadır" diye konuştu

"EN STRATEJİK ÜRÜNLERDEN BİRİ"

Taşı toprağı altın olan ülkemizde, en stratejik ürünlerden biri olan pamuğun, ne yazık ki bu  konumundan uzaklaştırıldığını anlatan Gürer, “Başımızı çevirip baktığımız her yerde mutlaka hammaddesi pamuk olan bir ürün görebiliriz. Tekstil ve konfeksiyon sektörünün ana hammaddesi olan pamuktan aynı zamanda bitkisel yağ, hayvan yemi ve kağıt üretilir. Ayrıca sağlık ve optik sektörü başta olmak üzere pek çok sektörün hammaddesi pamuk olup bu bağlamda da önemli bir endüstri bitkisidir" dedi.

"ÜRETİM AZALIYOR "

Güneydoğu Anadolu, Ege ve Akdeniz Bölgelerinde üretimi yapılan pamuktan 2002 yılında 721.077 hektar alanda pamuk üretimi gerçekleştirildiğini anımsatan Gürer, "Ulusal Pamuk Konseyi  verilerine göre  geçen yıl  591.302 hektar alanda  818 bin 511 ton  pamuk üretimi gerçekleştirilmiş  ekim alanı bu yıl 352 bin 352  hektara, rekoltesinin de  626 bine düşeceği belirtilmektedir" dedi

"NİĞDELİ SANAYİCİ DE OLUMSUZ ETKİLENİYOR "

Ülkemizde üretilen pamuğun yüzde 85’nin Şanlıurfa, Aydın, Hatay, Diyarbakır, Adana ve İzmir’de gerçekleştiğine dikkat çeken Gürer, “Niğde’de pamuk üretimi yapılmıyor ama Niğde Organize Sanayi Bölgesi’nin en büyük fabrikaları, hammaddesi pamuk olan ürünler üretiyor. Doğal olarak hammaddesi pamuk olduğu için bu üründe yaşanan sorunlar da bu fabrikaları olumsuz yönde etkiliyor. Fabrikalar ithalata dayalı çalışmak zorunda kalıyor. Yerli pamuğun az üretilmesi, girdi maliyetlerinin yüksekliği tekstil sektörünü de ithal pamuğa yöneltiyor. Bir zamanlar pamuğun adı olan Çukurova ve Adana  bugün %7 pamuk üretir haldedir.  % 40  üretim ile ilk sırada Urfa gelmektedir. Urfa’yı Aydın, Hatay, Diyarbakır Adana ve İzmir izlemektedir" diye konuştu.

"İTHALATA 1.8 MİLYAR DOLAR"

Bu yıl 600 bin tona kadar düşeceği öngörülen pamukta, ülkemizin pamuk tüketiminin 1,6milyon ton olduğuna dikkat çeken Gürer, "bu öngörüye göre, Türkiye’nin bu yıl 1 tona yakın pamuk ithal edeceğini ve buna karşılık da yaklaşık 1.8 milyar doların ülkemizden çıkmasına neden olacak. Son yıllarda üretimdeki yüzde 40 oranındaki düşüş, pamuk ithalatının yüzde 40 oranında artmasına neden olmuştur. Üretimdeki düşüşün ve ithalatın artmasının tek sorumlusu,  yanlış tarım politikaları uygulayan AKP iktidarıdır." ifadelerini kullandı.  

"İTHAL ETMEK ZORUNDA KALMAZDIK"

Gürer, açıklamasına şöyle devam etti: "Türkiye’nin bu yıl ithal edeceği 1 milyon ton pamuğu bizim çiftçimiz üretebilirdi. Ama ekim alanları son 17 yıl içinde yok edildi ve üreticiler tarlalarına başka ürünler ekti. Şayet son 17 yılda üretim alanları bu kadar azalmamış olsaydı bu yıl 1.8 milyar dolar civarında pamuk ithalatı yapmamış olacaktık. Hem üreticimiz kazanacaktı hem de yurtdışına döviz çıkışı olmayacaktı”

"SİZ OLSANIZ PAMUK EKER MİSİNİZ"

Gürer, açıklamasına şöyle devam etti: "3 Yıl önce 4.4 lira olan kütlü pamuk fiyatı 3.5 liraya düştüğü gibi maliyetler de 3 yıl öncesine göre yüzde 300 arttı. Maliyetlerin 3 yılda 3 katına çıktığı bir sektörde, ürün fiyatının 3’te 2 oranında azalması karşısında siz çiftçi olsanız pamuk ekmeye devam eder miydiniz? Hasat döneminde  kilosu  3,5 TL ile başladı ,kooperatiflerin alıma girmesi ile bazı bölgelerde  kilo fiyatı 4,25 ile 4,50 TL aralığına geldi. Pamuk Çiftçisine son üç yılda verilen destekler ise değişmedi. 3 yıldır  kg başına  80 kuruş destek verilmesine karşın çiftçi desteğin en az  1.50 TL’ye çıkarılmasını ve pamukta 500 kg olan verim sınırlandırılmasının kaldırılmasını talep ediyorlar. Girdi fiyatları içinde özellikle tarım ilaçlarında yaşanan fiyat artışının verime de yansıdığını işaret ediyorlar"

"TEKSTİL FABRİKALARI KAPANDI"

Gürer, düzenlediği basın toplantısında, bir zamanlar pamuk üreticisine her türlü desteği sağlayan kooperatifler  daraldığı ve fabrikaların kapandığına da dikkat çekti. 1990’lı yıllarda sanayicinin kooperatiflerin fabrikalarına karşı çıktığını anımsattı. Ancak görüldü ki kooperatif işletmelerinin kapanması da özel sektörün güçlenmesine olanak tanımadı. Onlar da fabrikalarını yaşatamadı" dedi.

"ÇUKOBİRLİK’TE 5 BİN ÇALIŞAN İŞSİZ KALDI "

Gürer, “Çukobirlik, Antbirlik, TARİŞ gibi pamuk üreticisine her türlü desteği sağlayan kooperatifler ve işletmeler süreç içinde geliştirileceği yerde borçlu kuruluşlar haline dönüştürüldü. Yapısal sorunlar giderilemedi. Bunun sonucunda Çukobirlik’te; iplik fabrikası, dokuma fabrikası, boya fabrikası kapatılırken, 5 bine yakın çalışan işsiz kaldı. Keza Çukobirlik, 10 il ve bu illerin ilçelerinden yani Mersin’den Mardin’e kadar tüm bölgenin pamuk ürününü alabilen  kooperatifleri ile pamuk alımı yapan bir merkezdi. Halen de ayçiçeği, soya ve kanola gibi ürünleri alan bir noktaya evrildi. Çukobirlik’te çalıştığım  yıllarda 34 bin pamuk üretici ortağı vardı. Bugün genel kurul delegelerine baktım ayçiçek, kanola, soya gibi ürünleri üreten delege sayısı pamuk üretici sayısına erişmiş durumda." ifadelerine yer verdi.  

"ÇALIŞANLAR İŞSİZ KALDI"

AKP iktidarları döneminde pamuk alanları daralırken, pamuğu işleyen işletmelerin de tek tek yok olduğunu hatırlatan Gürer, “Adana’da Bossa, Güney Sanayii, Akdeniz, Milli Mensucat, Özbucak, Sümerbank, Paktaş-1 gibi pamuğu işleyen tekstil fabrikaları ne yazık ki  kapandı. Pamuk ekim alanlarının daralması ve üretimin düşmesi nedeniyle hem ithalat arttı hem de pamukla ilgili işletmelerin kapanması nedeniyle binlerce çalışanımız işsiz kaldı." diye konuştu.  

"YUNANİSTAN’DAN PAMUK İTHAL EDİYORUZ"

Tüm bu olumsuzlukların sonucu olarak Yunanistan’dan bile pamuk ithal eder hale gelindiğine vurgu yapan Gürer, “TÜİK verilerine göre Türkiye 2018 yılında 1.4 milyar dolarlık ithalat yapmıştır. İthalatın yüzde 70’Lik kısmı ABD, Yunanistan ve Brezilya’dan gerçekleşmiştir” diye konuştu.

"DESTEKLEMELER YETERSİZ "

Desteklemelerde ödeme sürecinin değiştirilmesi ve ürünler arasında prim değişikliğine gidilmesinin de çiftçiyi pamuktan uzaklaştırdığını anlatan Gürer, “Maliyet artışı nedeniyle ekim alanlarında pamuk haricindeki ürünlerden daha çok gelir elde edebileceğini düşünen çiftçi, başka ürünlere yöneldi. Çiftçi pamuk yerine soya, yer fıstığı ,mısır ve ayçiçeği gibi ürünler ekti. Girdi maliyetlerinin her geçen yıl katlanarak artması; tohum, ilaç, mazot gibi girdilere gelen zamların önüne geçilememesi, çiftçiyi pamuk yerine başka ürünler ekmeye yöneltti” ifadelerini kullandı.

"İTHALAT ARTIŞI YÜZDE 57"

Gürer, 2002 yılından 2018 yılına kadar pamukta ekim alanlarının yüzde 30 azaldığını, bunun sonucu olarak üretimin düşüp ithalatın arttığını da belirterek 2018 yılındaki ithalat oranının, 2013 yılına göre yüzde 57 civarında arttığına dikkat çekti. Gürer, "7 Ekim’in Dünya Pamuk Günü.  Tarım ve Orman Bakanlığı, bugünün hatırına, şapkasını önüne koyup böylesine önemli bir ürün için yapılan yanlışlardan dönmeli ve bugün  bir milat kabul ederek, çözüm için ortaya konulan önerilere kulak vermelidir” şeklinde konuştu.  

"ÇÖZÜM ÖNERİLERİ"

Gürer, konu ile alakalı çözüm önerilerini şu şekilde sıraladı: "Tarım ve Orman Bakanlığı pamuğun stratejik bir ürün olduğunu kabul edip, bu ürünün 20 yıl önceki üretim seviyesine nasıl çıkarılacağını düşünmeli, bunu yaparken de girdi maliyetlerindeki artışa mutlaka bir çözüm yolu bulmalıdır. Desteklemeler pamuk üreticisinin yeniden pamuk ekmeye yönlendirecek şekilde yeniden düzenlenmeli, kısa vadede, üretimin en azından tüketimi karşılayacak seviyeye çıkarılmasını sağlamalıdır. Çiftçiye verilen sözler tutulmalı ve yüksek verim ile yüksek kalitede üretim sağlanabilecek bölgelerde daha çok üretim yapılması için çiftçi teşvik edilmelidir. GAP bir an önce tamamlanmalı ve kooperatiflere yeniden pamuğa yönelik politikalar oluşturması için destek verilmelidir.”

AdminAdmin